Technorati’den otorite düzeltmesi

Technorati logoBlog dünyasının öncü ismi Technorati blogları sıralandırmada kullandığı ve Authority (Otorite) adını verdiği sıralandırma kriterini değiştirdi. Technorati bunu bir bug kabul ettiğini ve düzelttiğini açıkladı. Buna göre bazı sitelerin Authority puanları yanlışkla şişiriliyormuş. Amaç bunu önüne geçmekmiş. Bu özellikle üst sıradaki blogları etkileyen bir değişiklik.

Yapılan düzeltme şöyle:
Technorati bu düzeltmeden önce bir domain de bulunan bloglara gelen bütün bağlantıları sayıyordu. Yani desktops.engadget.com ve hdtv.engadget.com adreslerine gelen tüm bağlantılar sayılıyordu. Artık bunlar bu şekilde sayılmıyor. bu düzeltmeden sonra Engadget 30.000′den fazla linkini yitirmiş. Gerçi hala birinci sıradalar.

Tehcnorati’den Dorion Carroll’un konuyla ilgili açıklaması ise burada.

Benim Türkiye’de tek bildiğim iki alt-alanı olan blog wolkanca. Acaba onun otorite puanında bir değişiklik oldu mu veya başka değişiklik olan bloglar var mı bilemiyorum.

Facebook’ta Phishing

FacebookArkadaşlarınızdan bazılarının Facebook hesapları  “hack”lenmiş olabilir. Eğer arkadaşlarınızdan “Wall” uygulamanıza mesajlarda linkler varsa bunlara dikkat etmenizde fayda olabilir.

Örneğin bir  Facebook sayfasına bağlantı verilmiş gibi gösteren bazı adresler aslında kullanıcı adı ve şifrelerinizi açığa çıkartarak hesabınıza ulaşmak için yapılan numaralar.

http://www.facebook.com.profile.php.id.371233.cn

Yukarıdaki adres ilk bakışta normal bir Facebook bağlantısı gibi görülebilir ama aslında bir Çin websitesine ait. Bu yönlendirmeyi takip eder ve kullanıcı ismi ve şifrenizi girerseniz hesabınız tehlikede demektir.

Bu saldırıdan korunmak için takip ettiğiniz bağlantılara dikkat edin. Bunun haricinde zaten Facebook’a giriş yapmışsanız ve bir linki takip ettiğiniz de tekrar giriş yapmanız isteniyorsa, adresi kontrol edin. Bu büyük ihtimalle bir phishing.

Phishing ve sosyal mühendislik hakkında daha fazla bilgi için bu yazıyı okuyabilirsiniz.

En çok trafik alan 20 sitenin 2007 karneleri

Pingdom adlı firma Alexa sıralamasında ilk 20′de olan sitelerin toplam aksama (downtime) sürelerini içeren bir rapor yayınladı. Buna göre Yahoo 0 (sıfır) saniyelik aksaklık süresi ile en başarılı web sitesi olurken. Listenin en kötüleri her ikisi de dörder saatin üzerinde hizmet dışı sürelerle Blogger.com ve Youtube.com. Google bu siteleri servis dışı kalama listesinde başı çekerken Google.com ise tüm sene toplam sadece 7 dakika hizmet verememiş.

İşte liste:

    Site		Servis Dışı
 1  yahoo.com		   0m
 2  google.com		   7m
 3  myspace.com		1h 0m
 4  msn.com		2h 45m
 5  ebay.com		   6m
 6  youtube.com		4h 44m
 7  facebook.com	   25m
 8  wikipedia.org	2h 23m
 9  craigslist.org	1h 9m
10  live.com		1h 48m
11  amazon.com		   21m
12  blogger.com		4h 47m
13  go.com		   8m
14  aol.com		   3m
15  microsoft.com	   13m
16  cnn.com		   22m
17  comcast.net	   	   3m
18  imdb.com		   29m
19  flickr.com		   30m
20  photobucket.com	1h 23m

Sitelerin üzerine tıklayarak ilgili istatistik sayfalarını görebilirsiniz.

17 Kullan-at email servisi

Internet gün geçtikçe spam’in daha fazla olduğu bir medyum haline geliyor. Milyonlarca bot, her gün milyonlarca web sitesini gezerek buralardan e-mail adreslerini alıyorlar. Bunun yanında bir sürü web sitesi, kullanım için sizden kayıt olmanızı istiyorlar. Tabii bu sırada mecburen email adresinizi de veriyorsunuz. Verdiğiniz bu email adresi çok kısa bir süre içinde haberiniz olmadan bir sürü firmanın eline geçebilir.

Ama hem yeni servislere üye olmanın, hem de spamden korunmanın bir yolu var. Kullan-at-email servisleri. Böyle bir servise kayıt olunca email ile gerekli kayıt işlemlerini hallediyorsunu ve daha sonra bu email adreslerini belli bir süre içinde kendilerini yok ediyorlar.

İşte size kullanacabileceğiniz kullan at email servisleri:

  1. Mailinator: Internette bulunan en çok kullanılan kullan-at hesaplarından biri.
  2. Bugmenot.com: Temiz, hızlı ve basit
  3. Guerilla Mail: 15 dakika da tükenen email adresleri. Hızlı ve basit.
  4. Pookmail:Türkçe dahil olmak farklı dillerde de hizmet veriyor.
  5. MyTrashMail: Kayıt olmadan bir kullan-at email alabiliyorsunuz. Eğer kayıt olursanız size güvenli geciçi bir email hesabı da veriyor.
  6. MailExpire: Kullan at email’in ömrü 3 ay kadar olabiliyor.
  7. Jetable.org: 1 aya kadar saklıyor. Eğer istenirse sizin email’inize de yönlendiriyor.
  8. SpamBox: kullanıcı@spambox.com şeklinde adresler veriyor ve posta kutunuzun ömrünü ayarlamanıza olanak veriyor.
  9. DontReg: Sık kullanılan bir kullan at servisi daha.

Bunların dışında aşağıdaki kullan at servislerine de göz atabilirsiniz. Bunlardan bazıları sadece kısa sürede zaman aşımına uğrayan email hesapları sunuyor. Diğerleri ise hizmeti kullanmak için kayıt olmanızı gerektiyorlar. Ama ben şahsen incelemedim.

  1. TemporaryInbox
  2. MailEater
  3. SpamHole
  4. 10MinuteMail
  5. TempoMail
  6. TempEmail
  7. KasMail
  8. SpamMotel

IE 7 güncellemesi FTP ulaşımınızı engelleyebilir.

Internet Explorer 7Internet Explorer 7 güncellemesi yaparak FTP uygulamanız ile sunucunuza dosya gönderememe durumu ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Otomatik güncelleme sonunda IE 7 terfisi yaptırdıysanız bu durumdan etkilejnebilirsiniz.

Bu durum hem Windows XP hem de Windows Vista kullanıcılarını etkiliyor.

Windows Vista ve 2003 Server için bir hotfix mevcut. XP için birşey göze çarpmıyor.

Eğer daha ayrıntılı bilgi istiyorsanız. http://support.microsoft.com/kb/934376/en-us adresinde gerekli bilgiyi bulabilirsiniz.

Microsoft’un dediğine göre bu sadece WinINet FTP fonksiyonu kullanan uygulamarı etkiliyor. Dolayısı ile bu fonksiyonları kullanmayan bir FTP uyguluması düzgün şekilde çalışıyor olmalı.

Internet Explorer’ın kötü olduğuna başka bir kanıt daha.

Google Books’ta El İzleri

Google Books’ta el izleriBildiğiniz gibi Google Books servisi, Google’un yazılı eserleri de aynı web gibi aranabilir hale getirme çabası. Bu çaba için arama devinin çalışanları günde 3000 kadar kitabı tarıyorlar.

Google çalışanları biraz baskı altında olmalılar ki kitapların bazılarında yanlışlıklar var. Tarama yapan kişilerin elleri de zaman zaman veritabanı’na girmiş.

Ben ilk olarak TechCruch‘da rastladım. Ama Sydney Morning Herald gazetesinde de çıkmış bir haber ve birkaç resim var. Gene SMH’nin belirttiğine göre Google bu tür hataların önüne geçmek için artık daha farklı tarama yöntemleri kullanıyormuş.

Google Books aslında 2004 yılında Google Print adı altında başlamış bir hizmet. Bu sayede kitapların içini arayabiliyorsunuz. Normal bir kütüphane aramasından farklı olarak Google Books, kitap içindeki bütün tekstleri de aramanızı mümkün kılıyor.

Ayrıca kitap telif hakkı altında değilse veya telif sahibi izin vermiş ise kitabın bir kısmını veya tümünü PDF olarak indirmenize de olanak veriyor.

Aşağıdaki resim 1885 yılı baskılı “The Gentleman’s Magazine” adlı eserden.

Google Books’ta el izleri

Online Yedekleme (Backup) hizmetleri

İstatiksel olarak sabit diskinizin her hangi bir anda bozulma olasılığı 12′de bir. Dizüstü bilgisayarınızın çalınma ihtimali 10′da 1 ve kendi hatalarınız yüüzünden önemli bir veri kaybetme olasılığınız ise 3′te 1.

Bunların hiç biri mesela yangın ya da sel gibi karşılaşılabilecek olağanüstü durumlar değil. Burada demek istediğim, eğer yedeklemez iseniz, verileriniz kaybolma ihtimali düşündüğünüzden daha da fazla.

Yedekleme için kullananılan bir sürü çözüm var. Mesela tape-backup veya sabit disk. Günümüzde sabit disk fiyatlarının devamlı düşmesi ile verilerinizi harici bir diskte yedeklemek çok mantıklı. Hatta hafıza çubukları (memory stick) bile artık bir oranda bu iş için yeterli kapasiteye sahip. Fakat bu noktada bilinmesi gereken başka bir iki nokta daha var. Birincisi sabit diskler bozulabilen aletler. Ne kadar özenle bakılsa da her an bozulabilirler. İkincisi bir sabit disk (ya da yedekleme kasetleri) de çoğu zaman bilgisayarınızla aynı yerde durmakta. Dolayısı ile işyeriniz veya evinizde bir yangın çıkarsa, hırsız girerse veya buna benzer bir durum ile karşılaşırsanız verilerinizi kaybedebilirsiniz. Bir diğeri ise de küçük diskler ve hafıza çubukları için geçerli. Kaybolabilirler. Benim başıma bir sürü defalar geldi.

Böyle durumları göz önünde bulundurarak online yedekleme hizmetlerini deneyebilirsiniz.

Artık bedava e-posta hizmet sağlayıcılarının bile GB’larca depolama alanı sunduğu günümüzde online yedekleme hizmetlerinin fiyatları da çok düştü. Ayrıca çoğu firma size hizmetlerini bedava deneme fırsatı sunuyor. Sistem genelde, firmanın ufak bir yazılımını bilgisayarınıza yüklemeniz ile çalışıyor. Bu yazılımı yükledikten sonra yedeklemek istediğiniz dosyaları seçiyorsunuz. Internet bağlantınız olduğu sürecede dosyalarınız güncel bir şekilde yedekleniyor.

Tabii bu tür hizmetin en büyük dezavantajı ise verilerinizin üçüncü bir kişinin kontrolünde olması. Ama zaten bilgisayardan kendisi anlamayan herkes için geçerli bir konu bu. Önemli olan güvenilir bir firma seçmek.

İşte bazı Online Yedekleme Firmaları:

Bu yukarıda ki üç firma gördüğüm ve araştırdığım kadarı ile hem bilgisayar ve teknoloji dergileri hem de teknoloji blogları tarafından incelenmiş ve olumlu eleştiriler almış firmalar. Bunların dışında Protect My Photos şu an için sadece fotoğraflar için bu hizmeti veren bir firma. Ibackup.com adlı bir diğer firma da uzun süredir bu sektörde olan bir firma.

Zaten Google’a “online backup” diye bir arama gönderecek olursanız. Bir sürü “online backup” hizmeti veren firmanın reklamları karşınıza çıkıyor.

Bu arada yazıda genelde online yedekleme veya online backup terimlerini kullandım. Bunun sebebi henüz -bildiğim kadarıyla- bu hizmetin Türkçe ve Türkiye’de verilmiyor olması.

Eğer online yedekleme hizmetleri ile ilgili deneyimleriniz olduysa lütfen bizimle paylaşın.

Facebook davayı kaybetti

Facebook02138 adında online bir dergi Facebook ve sahibi Mark Zuckerberg hakkında bir yazı yayınlamıştı. Bunun üzerine Facebook avukatları derginin Zuckerberg’in kişisel haklarına tecavüz ettiği iddası ile yazıların kaldırılması için dergiyi mahkemeye vermişti.

Geçtiğimiz  günlerde Yargıç Douglas Woodlock, Facebook aleyhine karar verdi.

Tabii insanların kişisel bilgileri ile para kazanan birinin kendi kişisel hakları ile ilgili bir dava açması ilginç gelebilir ama davanın asıl konusu Facebook’un saklamak istediği bir konuya ilişkin.

Davanın asıl nedeni bu Internet dergisinin Mark Zuckerberg’in 2004 yılından beri başka üç Harvard mezunu ile bir diğer davasının dosyalarını duyurması ile ilgili.

2004 yılındaki bu davanın konusu daha da ilginç. Bu Harvard’lı üç arkadaş Mark Zuckenberg’in Facebook fikrini kendilerinden çaldığını iddia ediyorlar.

2002 yılında bu  üç arkadaş yeni bir sosyal paylaşım sitesi kurmak fikri ile yola çıkarlar. Sitenin ilk adı “Harvard Connection”‘dır. Daha sonra ise ConnectU olarak değiştirilir. Bu fikirle yola çıkan üç arkadaş sitenin programlamasını yapmak üzere Mark Zuckerberg ile anlaşırlar. Fakat söylediklerine göre Zuckerberg sözünü tutmak ve kodu tamamlamak yerine hali hazırda var olan kaynak kodu ve fikirleri çalarak kendi rakip sosyal paylaşım sitesini kurar.

Bundan sonrasını hepimiz biliyoruz zaten. Facebook üç sene içinde 50 milyon civarında bir kullanıcı tabanına sahip ve 15 milyar dolarlık bir değer biçilmekte.

Ama görünüşe bakılırsa bu dört yıllık kan davası sonuçlanma yolunda. Mahkeme herhangi bir yasadışı durum olup olmadığını anlamak üzere Zuckerberg’in bilgisayarlarının incelenmesi için karar almış durumda. Adli veri uzmanlarının raporundan sonra Facebook’un el değiştirmesi bile olası.

İlgili haber: Poking Facebook

Türkçe sosyal im siteleri deneyimleri

Öncelikle bu bir sosyal im siteleri listesi değil. Eğer böyle bir site arıyorsanız Selçuk Hoca’nın son derece detaylı gönderisine bakmanızı öneririm. Onun yazısında siteler ilgili ayrınıtılı bir tablo var. Ben burada Türkçe sosyal im siteleri ile kendi görüş ve deneyimlerimi, beğenip beğenmediklerimi aktaracağım.

Siteler ile eleştirileri görmek ve yazının devamını okumak için tıklayın

Google’dan arama sonuçlarında yeni deneme

Google Deneysel AramaGoogle arama sonuçlarında digg benzeri bir oylama sistemini deniyor. Buna göre kullanıcılar arama sonuçları sayfasında çıkan sonuçlara pozitif veya negatif oy verebilecekler. Bu oylamalara göre bir daha aynı arama yaparsanız Google bu değişiklikleri göz önünde bulunduruyor. Ayrıca çıkan arama sonuçlarına siz alternatif bir sayfa ekleyebiliyorsunuz ve bu sonuç hep en üstte kalıyor.

Şu an için bu etkiler kullanıcı başına sayılıyor ve genel arama sonuçlarını etkilemiyor. Yani bir arama sonucunu beğenmedim olarak işretlerseniz bu sonuç ile bir sonrakş aramalarda karşılaşmıyorsunuz. Aynı şekilde olumlu oy kullanılan sonuçlar tepede kalıyorlar.

Google bunun sadece deneysel olduğunu ve sadece birkaç hafta varolacağını belirtiyor. Dolayısı ile deneysel aramalar sayfasına gittiğiniz zaman bunu göremiyebilirsiniz.

Deneysel Google Aramaları için tıklayın.

Bu yazıdaki deneysel özelliğin Google görüntüsü için tıklayın.