25 Nisan 2008
(00:18)
Bedava Yazılımın Maliyeti
Yazan: Sinan Taga

Aslında insanlar açık kaynaklı özgür yazılımın değerini pek anlamıyorlar. O kadar kaliteli özgür yazılımlar var ki genel olarak bunların yerine ticari yazılım kullanmak hiç te akıllıca değil.
İşin ilginç yanı bu özgür yazılımların bir sürü insan tarafından bir karşılık (en azından mali) beklemeden yazılması. Düşünüyorum da bu kadar farklı ülkeden, bu kadar farklı insanın hiç bir zaman bir konu üzerinde bu kadar işbirliği ve paylaşım içinde bulunduklarını sanmıyorum.
Bence özgür yazılım insanlığın bir tür olarak ortaya koyduğu en karlı ve faydalı işlerin başında geliyor. Ama bu ayrı bir konu.
Ohloh diye bir site var. Bu site açık kaynaklı yazılımları takip eden bir portal olarak düşünülebilir. Bu siteyi gezerken gözüme bir şey çarptı. Genelde her özgür projenin yanında ilginç bir istatistik ve tahmin bulunuyor.
Bu istatistik bir projenin kaç satır koddan oluştuğunu ne kadar sayıda aktif geliştiricisi olduğu, hangi dilde yazıldığı gibi bir sürü bilgi veriyor.
Ama bana asıl ilginç gelen kısmı bahsettiğim tahmin. Bu tahmin projenin sıfırdan yaratılması durumunda maliyetinin ne olacağını gösteriyor. Bu tahmim COCOMO denilen bir modele dayanıyor. Tahminler sonucunda ortaya ilginç rakamlar çıkmış. Üstelik bu tahminler geliştiricilerin senelik 55.000 dolar maaş aldığını varsayıyor.
İşte sizlere en popüler açık kaynaklı özgür projelerin maliyet tahminleri:
- Mozilla Firefox: $830.000
- Apache HTTP Server: $2.983.791
- Linux Kernel (Sadece çekirdek): $177.004.094
- PHP: $25.023.881
- Open Office: $138.706.367
- GIMP $19.527.651
- VLC Media Player: $7.163.299
- GNOME: $285.322.119
- KDE: $66.999.594
- MediaWiki (Wikipedia’nın arkasındaki yazılım): $16.792.050
- Wordpress: $1.108.448
- Blender: $31.507. 688
- Debian GNU/Li nux: $334.229.025
- Pardus: $19.195.422
Unutmamak lazım ki bu programlar sadece seçilmiş bir kaç tanesi. Yani buzdağının görünen kısmı. Bence oldukça etkileyeci bir durum.
İlgili olabilecek bağlantılar:
Free Software Foundation
21 Nisan 2008
(14:00)
Web tarayıcısından verileri silmek
Yazan: Sinan Taga
Firefox (ve güncel diğer tüm Internet tarayıcıları) girilen verileri saklamak gibi bir kolaylık getirirler. Örneğin bir form doldurduğunuzda tarayıcınız bu form alanlarına girilen bilgileri saklar ve siz tekrar bu forma geldiğinizde ve alana bir veri girmeğe çalıştığınızda size bu kelimeleri hatırlatır.
Genelde bu uygulamanın adı “autocomplete”. Bu özellik sadece formlar içinde geçerli değil. Aynı zamanda adres çubuğu da dahil olmak üzere bu autocomplete özelliği başka yerlerde de karşınıza çıkabilir. Tabii bu her zaman için istenen bir durum olmayabilir.
Bu verileri silmek için seçeneklerden kaydedilmiş bütün verileri sil benzeri bir komut verebilirsiniz ama bu kullanışlılığı önemli ölçüde etkileyebilir.
Bunun yerine Firefox’ta istediğiniz verileri silmek için bir yöntem var. Autocomplete alanında (form veya adres çubuğu) silmek istediğiniz öğenin üzerine gelip “Shift”+”Del” tuşlarına basarsınız sadece o girdiyi silebilirsiniz.
İnsan öğrendikçe Firefox’u daha çok seviyor.
Not: Bu ipucu Internet Explorer, Opera, Safari gibi diğer web tarayıcıları içinde geçerli olabilir, ama ben denemedim dolayısı ile bilemiyorum. Deneyen varsa bizimle paylaşabilir.
22 Mart 2008
(02:02)
Firefox ile Flash (SWF) dosyalarını indirmek
Yazan: Sinan Taga
Firefox’un neden üstün bir web tarayıcısı olduğunu gösteren bir sürü sebep yetmezmiş gibi, buyrın bir tane daha.
Eğer bir web sayfasında bir flash dosyasını gördüyseniz ve offline çevrimdışı iken de bu uygulamaya ihtiyaç duyuyorsanız, bu flash dosyasını kaydetmek isteyebilirsiniz. Son zamanlarda SWF dosyalarını kaydeden bir sürü programcık var etrafta. Peki ama bunlara gerek var mı? Cevap hayır. Eğer Firefox kullanıyorsanız sayfalara gömülü SWF dosyalarını hiç bir ek programa gerek kalmadan indirip bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.
İşte bir kaç adım ile dosya bilgisayarınızda:
- İndirmek istediğiniz SWF dosyasının olduğu sayfaya gidin.
- Sayfada iken boş bir alana sağ tıklayarak menüyü çıkartın ve burada sayfa bilgi (Page Info) kısımlı seçeneğe tıklayın.
- Karşınıza sayfa ile bilgi veren bir pencere çıkacak. Buradaki sekmelerden “Media” sekmesini seçin. Bu sekmenin altında sayfada bulunan çeşitli medya dosyaları görüntüleniyor.
- Görüntülenen dosyalardan indirmek istediğiniz SWF dosyasını seçin ve hemen altta bulunan Farklı Kaydet (Save As..) düğmesi ile kaydedin.

Hepsi bu kadar.
Tabii, kaydettiğiniz SWF dosyasını görüntülemek için sisteminizde SWF dosyalarını oynatabilen bir programın da yüklü olması lazım.
18 Mart 2008
(11:18)
Arama Motorları Nasıl Çalışır
Yazan: Sinan Taga
Internet’te çoğu zaman her konuda son derece güzel içerikler mevcut. Ama problem bunları bulmak. Dolayısı ile Internet’tebir şey aradığımız zaman hemen arama motorlarına dönüyoruz. Peki ama bu arama motorları nasıl çaılışıyorlar. Bende bunu merak ettim. Daha sonra öğrendiklerimi paylaşmak iyi br fikir olabilir diyerek bir yazı halinde buraya yazdım.
İlk önce belirtmek lazım ki başlıca iki tür arama motoru var. Bunlardan ilk grup insanlar tarafından oluşturulanlar. Bunların başında DMOZ geliyor (Wikia’da başka bir örnek). Belki de bunlara bir arama motoru demektense birer dizin demek daha doğru olabilir.
Diğer kısım ise bizi asıl ilgilendiren arama motorlarının olduğu kısım. Yani başını Google’ın çektiği otomatik arama motorları. Dolayısı ile bu yazıda bundan sonra arama motoru kelimeleri kullanıldığı zaman bunlardan bahsediyor olacağım.
Devamı için tıklayın
17 Mart 2008
(14:28)
Meet Me Room (Buluşma Odası)
Yazan: Sinan Taga
Bir Buluşma odası bir sürü servis sağlayıcının ağlarını, diğer ağlara fiziksel olarak bağladıkları oadalar verilen isimdir. Her ne kadar Internet’i biribirine bir çok farklı yerden bağlanabilen bilgisayarlar olarak düşünmek kolay olsa da, bu servis sağlayıcılar da fiziksel olarak bir yerden Internet’e bağlanmak zorundalar.
Wired Magazine’in web sitesinde bu Meet Me Room’ların en kalabalık olanlarından biri ile ilgili bir haber var. Los Angeles’da bulunan One Willshire adlı bina 260′dan fazla servis sağlayıcıya ev sahipliği yapıyor.
Bana oldukça ilginç geldi. Sizin de ilginizi çekebilir. Diğer fotoğraflar için bu bağlantıyı takip edebilirsini.
19 Şubat 2008
(00:42)
Mozilla Firefox ve Opera’da güvenlik açığı
Yazan: Sinan Taga
US-CERT Mozilla Firefox ve Opera internet tarayıcılarını etkileyen bir güvenlik açığı konusunda bir bildiri yayınladı. Bu güvenlik açığı bitmap (.bmp) dosyalarının uygunsuz işlenmesinden kaynaklanıyor. Bu yüzden bir saldırgan özel olarak düzenlenmiş bir bitmap dosyasını tarayıcınıza göndererek hassas bilgilere erişebilir veya DoS (hizmet inkarı) durumuna maruz bırakabilir.
Firefox kullanıcılarının Firefox 2.0.0.12 sürümüne, Opera kullanıcılarının ise Opera 9.25 sürümüne yükseltmeleri tavsiye olunur.
15 Ocak 2008
(02:33)
İçerik yönetimi sistemleri test sürüşü
Yazan: Sinan Taga
Zaman geçtikçe bir sürü yeni açık kaynak program ortaya çıkıyor. Özellikle intenet ile ilgili olarak açık kaynak blog sistemleri, içerik yönetim sisteleri, resim galerileri, alış veriş sistemleri vs… Tabii bu kadar sistem arasında kullanmayı tercih ettiğinizi genelde önce bilgisayarınıza çekip bir test ortamında denemeniz gerekebilir.
Çoğu zaman için bu deneme ve bir test ortamı oluşturma işi çeşitli zorluklar çıkartabilir. Ama stumbleUpon ile gezerken rastladığım bir site bu sorunlara karşı güzel bir çözüm olabilir.
opensourcecms.com adlı bu site size açık kaynak içerik yönetim sistemlerini kurmadan test etme fırsatı sunuyor. Bu site sayesinde sadece içerik yönetim sistemlerini değil daha bir çok sistemi ve betiği (script) test etme fırsatınız var. Ayrıca diğer kullanıcıların yorumları da oldukça faydalı olabilir.
En kullanışlı yanlarından biri de kullandığınız veya kullanmayı düşündüğünüz sistemlerin farklı versiyonlarını test etme ve arada ki farkı görme kolaylığı. Mesela Wordpress kullanıyorsanız, ve en son versiyon 2.3.2′ye geçip geçmemeyi düşünüyorsanız buradan 2.3.2 sürümünü kontrol edebilirsiniz.
7 Ocak 2008
(09:49)
Alan adı tadıcılığı, neden alan adınızı hemen kaydetmelisiniz
Yazan: Sinan Taga
Bu olay büyük ihtimal ile çoğu kimsenin başına gelmemiştir. Ama gene de internet üzerinden iş yapanlar ve alan adı alacakları yakından ilgilendiren dikkat çekilmesi gereken bir konu.
Alan tadıcılığı (Domain tasting veya domain kiting) diye bir şey var. Bence Türkçe’si için alana koklama daha doğru olabilir ama konumuz bu değil.
Alan tadıcılığı bazı alan adı kayıtçıları (domain name registrar) tarafından uygulunan bir şey. Olay kısaca şöyle. Aklınıza bir alan adı geliyor ve onun açıkta olup olmadığı anlamak için bir alan adı kayıtçısına girerek bu ismi kontrol ediyorsunuz. Buraya kadar herşey normal. Ama bazı kayıtçılar, eğer siz hemen alan adını kaydetmezseniz bunu kendileri kaydediyorlar. Yani siz alan adı kontrol edip boş olduğunu görüp ertesi gün almak üzere çıkarsanız. O gün geldiğinizde alan adınızın artık boşta olmadığını görebilirsiniz.
Olan ise şu: Eğer bir alan adı yapılan sorgulamalar ile kayıt yapan firmanın dikkatini çekerse kayıtçı firma bu alan adını kendisi için kaydediyor. Sizde ya ismi daha pahalıya almak ya da vazgeçmek durumunda kalıyorsunuz.
Alan adını kendi adına kaydetmek kayıtçı firmanın zararına değil çünkü ICANN fir alan adının 5 gün içinde iade edilmesine olanak tanıyor. Yani çoğu kayıtçı firma ilgi çeken isimleri ya da açığa yeni çıkmış popüler eski isimleri bu şekilde kaydediyor ve bu süre dolmadan da geri bırakıyor. Olan arada size oluyor.
Bunun ne kadar yaygın bir uygulama olduğunu anlamak isterseniz Godaddy firmasının başkanı Bob Parsons’ın blogunda yazdığı bu yazı dikkatinizi çekebilir. Özet olarak 2007 yılında 50 milyondan biraz daha fazla alan adı 5 günlük süre dolmadan serbeste çıkmış.

Bu resme göre bu işi yapan firmalar koyu renkle belirlenmiş. Eğer dikkat ederseniz kaydettikleri (gain) ve bıraktıkları (lost) alan adları neredeyse birbirine eşit.
Burada how to track domain name tasters (alan tadıcıları nasıl takip edersiniz) adlı yazıda bu gibi yerleri nasıl tespit edebileceğiniz iyi bir şekilde anlatılmış. İsterseniz Türkiye durumlarınıda buradan kontrol edebilirsiniz.
Bundan korunmak için yapmanız gereken: sorgulamalarınızı Godaddy.com, 1on1.com ve Network Solutions gibi güvenilir firmalardan yapmak. Eğer bir alan adını hemen kaydetmiyecekseniz sorgulama yapmayın. Eğer arama sonucunda aradığınız adı bulduysanız hemen alın.
Güncelleme: 9 Ocak 2008
Micheal Gray’in blogundaki bu yazıdan sonra Network Solutions’ı güvenilirler listesinden çıkarttım. Network Solutions da bu furyaya katılmış gözüküyor. Neden http://www.youguysseriouslyregistereverythingisearch.com/adında bir siteyi kendi adlarına kayıt etsinler ki?
6 Ocak 2008
(02:15)
Technorati’den otorite düzeltmesi
Yazan: Sinan Taga
Blog dünyasının öncü ismi Technorati blogları sıralandırmada kullandığı ve Authority (Otorite) adını verdiği sıralandırma kriterini değiştirdi. Technorati bunu bir bug kabul ettiğini ve düzelttiğini açıkladı. Buna göre bazı sitelerin Authority puanları yanlışkla şişiriliyormuş. Amaç bunu önüne geçmekmiş. Bu özellikle üst sıradaki blogları etkileyen bir değişiklik.
Yapılan düzeltme şöyle:
Technorati bu düzeltmeden önce bir domain de bulunan bloglara gelen bütün bağlantıları sayıyordu. Yani desktops.engadget.com ve hdtv.engadget.com adreslerine gelen tüm bağlantılar sayılıyordu. Artık bunlar bu şekilde sayılmıyor. bu düzeltmeden sonra Engadget 30.000′den fazla linkini yitirmiş. Gerçi hala birinci sıradalar.
Tehcnorati’den Dorion Carroll’un konuyla ilgili açıklaması ise burada.
Benim Türkiye’de tek bildiğim iki alt-alanı olan blog wolkanca. Acaba onun otorite puanında bir değişiklik oldu mu veya başka değişiklik olan bloglar var mı bilemiyorum.
4 Ocak 2008
(12:40)
Facebook’ta Phishing
Yazan: Sinan Taga
Arkadaşlarınızdan bazılarının Facebook hesapları “hack”lenmiş olabilir. Eğer arkadaşlarınızdan “Wall” uygulamanıza mesajlarda linkler varsa bunlara dikkat etmenizde fayda olabilir.
Örneğin bir Facebook sayfasına bağlantı verilmiş gibi gösteren bazı adresler aslında kullanıcı adı ve şifrelerinizi açığa çıkartarak hesabınıza ulaşmak için yapılan numaralar.
http://www.facebook.com.profile.php.id.371233.cn
Yukarıdaki adres ilk bakışta normal bir Facebook bağlantısı gibi görülebilir ama aslında bir Çin websitesine ait. Bu yönlendirmeyi takip eder ve kullanıcı ismi ve şifrenizi girerseniz hesabınız tehlikede demektir.
Bu saldırıdan korunmak için takip ettiğiniz bağlantılara dikkat edin. Bunun haricinde zaten Facebook’a giriş yapmışsanız ve bir linki takip ettiğiniz de tekrar giriş yapmanız isteniyorsa, adresi kontrol edin. Bu büyük ihtimalle bir phishing.
Phishing ve sosyal mühendislik hakkında daha fazla bilgi için bu yazıyı okuyabilirsiniz.