jQuery (ve diğerlerini) Google üzerinde barındırmak için 3 neden

Genelde jQuery (ve diğerleri de) framework’ünü kullanmak için aşağıdakine benzer bir kod bulunur.

<script type="text/javascript" src="/js/jQuery.min.js"></script>

Eğer yerel bir sunucuda çalışıyorsanız her şey iyi ve güzel. Ama bunun yanında halka açık bir web sunucusunda Google’ın ajax api’sini kullanmanın bazı avantajları var.

Düşük Gecikme (Latency) Süresi
Javascript Framework’ünüzü Google üzerinden kullanmanın en büyük avantajlarından biri Google’ın yüksek hızlı CDN’i sayesinde scriptlere global ve hızlı ulaşım. Bu durumda kullanıcılar dosyaları Google üzerinden sizin sunucunuzdan indirebileceklerinden daha hızlı indirebilirler.

Paralellik
Bazı Internet tarayıcıları sunucuları gereksiz yere meşgul etmemek için bir sunucya yapılan paralel istekleri sınırlarlar. Dolayısı ile framework’ü başka bir yerde barındırmak sunucunuz açıından en azından bir eksik istek demektir.

Daha iyi önbellek
Herhalde Ajax dosyları için Google’ın içerik teslim servisini kullanmanın en büyük avantajından biri de belki kullanıcının dosyaları indirmesine gerek kalmaması.
Bir ziyaretçi sizin sitenize ait olan jQuery dosyasını en azından bir kere (sunucu caching ayarlarına göre belki de daha fazla) yüklemek zorunda. Kullanıcının diskinde birbirinin aynısı bir çok jQuery kaynak dosyası olabilir. Buna rağmen her yeni site için bunları tekrar indirmek zorunda.

Öte yandan Google üzerinde barındırılan dosyalar için kaç site olursa olsun bunu sadece bir kere indirmiş olacak.
Bunun iki yolu var. Birisi Google Api’si kullanarak…

<script src="http://www.google.com/jsapi" type="text/javascript"></script>
<script type="text/javascript">// <![CDATA[
// bu arada 1.3 yazarsanız, 1.3'ün en son sürümünü
// yüklemiş olursunuz
google.load("jquery", "1.3.2");
google.setOnLoadCallback(function() {
//kod...
});
// ]]--> </script>

Diğer yöntem ise doğrudan dosyanın URL sini girerek.

<script src="http://ajax.googleapis.com/ajax/libs/jquery/1.3.2/jquery.min.js" type="text/javascript"></script>
<script type="text/javascript">
</script><!--[CDATA[
$(document).ready(function() {
// kod...
});
// ]]>

Bu yazı anında Google aşağıdaki Javascript kütüphanelerini destekliyor…

  • jQuery
  • jQuery UI
  • Prototype
  • script_aculo_us
  • MooTools
  • Dojo
  • SWFObject
  • Yahoo! User Interface Library (YUI)
  • Ext Core

Daha detaylı bilgiye http://code.google.com/apis/ajaxlibs adresinden ulaşabilirsiniz.

Wolfram Alpha, Sayısal Bilgi Motoru

Yeni bir web aracı halka açıldı. Bilemeyenler için bu aracın adı Wolfram Alpha. Bazı yerlerde bu aracın bir arama motoru olduğu ve Google’a yeni bir rakip olduğu gibi çeşitli bilgiler var ise de bunlar tamamen doğru değil.

İlk olarak Wolfram Alpha bir arama motoru değil. Yani bilinen anlamda bir arama motoru değil. Genelde arama motorları Google’ın yaptığı gibi Web’i indeksliyerek bunları bir veritabanına kaydederler ve sorgu karşılığında sorguya ve belirli bir algoritmaya göre bunları sıralarlar. Oysa Wolfram Alpha’nın yaptığı şey bu değil. Bu yüzden Google’a bir rakip değil.

Wolfram Alpha bir “Sayısal Bilgi Motoru” (Computational Knowledge Engine) adlandırılmış. Yaptığı iş ise sizi ilgilisayfalar yöneltmek yerine size doğrudan cevaplar sunmak. Örneğin Wolfram Alpha’ya Istanbul dediğiniz zaman sizi Istanbul ile ilgili sitelere yönlendirmek yerine, Istnabul hakkındaki tüm bilgileri (nüfus, hava durumu vs. ) veriyor.  Hatta iki şehir yazarak bunları karşılaştırmak mümkün. Örneğin Istanbul, Athens yazarak aradaki farkları görebilirsiniz.

Ya da matematiksel bir formül girebilir hesabın ayrıntılarını ve grafikleri görebilirsiniz. Ya da mesela “5 richest countries” (5 en zengin ülke diyerek) sonuçları görebilirsiniz.

Wolfram Alpha bu sonuçlara bir sürü halka açık veritabanını ve beslemeyi kontrol edip buradaki verileri 10000 işlemcilik veri parkında işledikten sonra sizlere veriyor. Bu kaynaklar da Wolfram Alpha ekibi tarafından kontrol ediliyor. Isterseniz size sunulan bilgiye hangi kaynaklar taranarak ulaşılmış bunuda görmek mümkün.

Denemenizi tavsiye ederim. http://www.wolframalpha.com

Bilgisayarınızdaki dosyalara uzaktan ücretsiz erişim

foldershare Her ne kadar internet üzerinde dosyalarınızı barındırabileceğiniz servisler artmış olsa da bilgisayarlarımızdaki tüm dosyaları buralara göndermek mümkün değil. Özellikle hem evde hem işte ayrı bilgisayarlar kullanıyorsanız mutlaka diğer bilgisayardaki dosyalardan bazılarına ihitiyaç duyarsınız. Böyle bir durumunuz olmasa da arkadaşınıza gittiğinizde ona bilgisayarınızdan birşey göstermek isteyebilirsiniz.

Bunu yapmak için çeşitli yöntemler var; Aklıma gelenlerden bazıları severek kullandığım windows ile standart gelen uzaktan erişim, ftp server (örn. FileZilla Server – open source, açık kaynak), ücretli bazı yazılımlar (örn. GoToMyPc) ve bunlar gibi birçok çözüm. Fakat aşağıda anlatıcağım bazı özelliklerden dolayı Microsoft’un Foldershare yazılımını incelemeye değer gördüm.

FolderShare Microsoft’un Live hizmetleri içerisinde sunduğu çözümlerden biri. İsminden de anlaşılacağı gibi uzaktan masaüztünüze erişmek değil dosyalarınıza ulaşmak için kullanılan bir yazılım. Anladığım kadarı ile daha önceden başka bir firma tarafından geliştirilmiş ve Microsoft tarafından satın alınıp Live hizmetlerine eklenmiş. Şu anda halen beta sürümü de olsa ben hem vista hem de xp işletim sistemlerinde test ettim. Problemsiz çalışıyor.

Dosyalarınızı paylaştırmak istediğiniz bilgisayara bir program yüklemeniz gerekiyor. Buradan indirebilirsiniz. Bu sayfada dikkatinizi çekecektir, yazılım hem Windows hem de Mac OS uyumlu ve sadece 1MB civarında bir dosya boyutu var. Yüklediğiniz zaman başlat menünüzün Microsoft Live klasörünün altına Live Messenger ve Live Photo Gallery gibi yazılımların yanına giriyor. Yüklemesi de çok kolay, yanlızca sizden bir foldershare hesabınız olup olmadığını soruyor. İlk seferinde yükleme sırasında bu hesabı yaratabilirsiniz. Diğer bilgisayarlara yüklerken bu e-posta adresini ve şifrenizi yazmanız yeterli olucaktır.

Yükleme tamamlandıktan sonra yazılım arkaplanda çalışmaya başlıyor. Hafızada da sadece 3MB civarında bir yer kaplıyor. Live messengerın 10MB kapladığınız düşünürsek oldukça az denebilir. Bu noktadan itibaren artık dosyalarınıza internet üzerinden ulaşabilirsiniz. Denemek için FolderShare.com sayfasına gitmeniz yeterli. Yükleme sırasında kullandığınız e-posta adresini ve şifresini girdiğinizde bilgisayarınızı görüceksiniz. Artık içine girip tüm dosyalarınızı gezip istediklerinizi indirebilirsiniz.

screenshot

En önemli avantajlarından biri de firewall arkasında çalışması. Genel olarak tüm uzaktan erişim yazılımlarında router ayarlarına girip bazı değişiklikler yapmanız gerekmektedir. Bunu evinizde belki yapabilirsiniz ama her zaman router veya firewall’a erişiminiz olmayabilir. Veya nasıl yapıldığını bilmiyor olabilirsiniz. Bu FolderShare ile bunları yapmanıza gerek yok. Ayrıca evdeki ADSL bağlantılarımızın çoğu kapatılıp açıldığında yeni bir IP adresi almaktadır. Bazı direk bağlantı yazılımlarında bu IP adresini bilmeniz gerekmektedir. Bunu yapan yazılımlar tabiki var ama yine bazı kişiler için karmaşık gelebilir ve sonuçta ek yazılım yüklemek kimse istemez. FolderShare ile bu IP değişikliğinin farkına bile varmazsınız.

Tabi bazı gözüme çarpan dezavantajlar da var. Bunlardan en önemlisi bilgisayarınızdaki dosyalara ulaştınız ve indirmek istediğiniz dosyalar var. Bunların hepsini tek tek indirmeniz gerekiyor. Bence bir sepet sistemi olsa ve sepetteki dosyaları sıkıştırıp indirme olanağı sağlasalar çok hoş olur. Ayrıca bir live hizmeti olduğu halde Live single sign-on kullanılmıyor. Yine Live hizmetlerinden olan SkyDrive ile de bir entegrasyon olması gerekirdi diye düşünüyorum. Umarım bu özellikleri ileride görebiliriz.

Gmail, okunmamış e-postalar için RSS beslemesi

GmailGmail’in başka e-posta servislerinde olmayan (bildiğim kadarı ile) çok süper bir özelliğe sahip. E-posta kutunuzdaki e-postaları RSS beslemesi olarak da ulaşmanıza imkan veriyor. Firefox ve Gmail’i uzun süredir kullanıyor olmama rağmen bende bu özelliğin farkına burada gördükten sonra vardım.

İşin ilginç yanı, hatırladığım kadarı ile o RSS düğmesine sanırım basmıştım ama nedense çok ilgimi çekmemişti. Örneği http://mail.google.com/mail/feed/atom/ gibi bir adres size gelen kutunuzdaki (inbox) son bir kaç mesajı besleme olarak gösteriyor. Ama Gmail’in saıl hoş özelliği etiketler için de besşeme yapabilmesi. Bildiğiniz gibi Gmail’in kendi için kullandığı bir kaç tane etiket var. Örneğim “unread”. Dolayısı ile bu etiketi kullanarak http://mail.google.com/mail/feed/atom/unread/ şeklindebir adres ile okunmamış e-postalarımıza e-posta olarak erişmek son derece basit. Tabii eğer isterseniz geçerli herhangi bir etiketlede bu özelliği kullanabilirsiniz.

Gmail okunmamış rssGöz önünde bulundurulması gerekne tek nokta, Gmail’in RSS beslemelerinin şifre korumalı olması. Bu yüzden de şifre korumaları beslemeleri okuyabilecek bir RSS okuyucuya ihtiyaç var. Yani Google Reader işinize yaramayacaktır. Ama Firefox, her konuda olduğu gibi bu konuda da yardımınıza koşuyor. Sisteme giriş yapmış durumda bu beslemeleri Firefox’un canlı yer imlerine (live bookmarks) ekleyerek oldukça kullanışlı bir hale getirebilirsiniz.

Jukefly ile müziğinize istediğiniz yerden ulaşın

JukeflyEğer bilgisayarınızda yüklü bulunan dijital müziğinizi başka bilgisayarlarda da dinlemek fikri size çekici geliyorsa bu konuda çeşitli programlar var. Bunların başında anywhere.fm adlı site geliyor. Müziğinizi buraya yükleyerek, istediğiniz zaman başka bilgisayarlardan bu siteye girerek dinleme imkanınız var. iTunes benzeri arayüzü ile de son derece kullanışlı.

Fakat müzklerinizi yükleme fikri sizi rahatsız ediyorsa Jukefly adlı yazılımı denemenizde fayda olabilir. Jukefly genel olarak anywhere.fm’e benzer bir mantık ile çalışıyor. Fakat arada bir fark var. Jukefly ile dosyalarınızı bir yere yüklemiyorsunuz. Bunun yerine küçük boyutlu Jukefly programını bilgisayarınıza kuruyorsunuz ve daha sonra bu program sayesinde kendi bilgisayarınızda bulunan müzik dosyalarını dinleyebiliyorsunuz. Tabii bilgisayarınıı açık bırakmanız lazım. Bilgisayarınızı açık bırakıp, bir yere gidiyorsunuz ve istediğiniz zaman Jukefly web sitesi üzerinden bilgisayarınızdaki müzikleri dinleyebiliyorsunuz.

Şu an için Jukefly şarkılarınızı birden fazla kişi ile paylaşmanıza izin vermiyor. Yani müzik dosyalarınızı paylaştırmayı amaçlayan bir hizmet değil. Jukefly MP3, AAC, m4a be Ogg Vorbis formatlarını destekliyor.

Özellikle çok büyük bir müzik arşivine sahip olup, bu arşivi bir sunucuya yüklemeleri problem olan ama gene de müziklerine başka yerlerden erişmek isteyenlerin işine yarayabilecek bir hizmet.

Google Talk ile blog okuyucularınızla sohbet edin

Google Talk LogoEğer blog okucuyucularınızla canlı sohbet etmek istiyorsunuz. Google’ın yeni hizmete sunduğu Google Talk Badge tam size göre. Google Talk Chatback adındaki bu eklenti eğer okurlarınızla sohbet etmek isterseniz tam size göre.

Google Talk Chatback örneğiBu armayı web sitesinize ekleyerek aynı gmail penceresinde bulunan Google Talk bölümü gibi bir sohbet imkanı elde ediyorsunuz.  Aynı zamanda blog okuyucularınız sizin ne zaman çevrimiçi olduğunuzu da görebiliyorlar. Ayrıca bu hizmeti kullanmak için sadece bir bloga sahip olmanız gerekmiyor. Herhangi bir web sayfasına da bu eklentiyi ekleyebiliyorsunuz. Kurması da hiç zor değil. Bu adrese giderek seçiminizi yapıyorsunuz ve alttaki kodu sitenizde istediğiniz yere ekliyorsunuz. Tek gereken bir Google hesabına sahip olmak.

Google Talk’ın resmi blogunda konu ile ilgili uzun bir girdi var.

Yahoo’dan limitsiz web hosting

Bugünden başlayarak Yahoo! Web Hosting sunduğu barındırma hizmetini limitsiz hale getirdi.All you can eat All-you-can-eat web hosting (yiyebildiğin kadar web hosting) adındaki bu program ile ayda 11.95 dolara sınırsız bir web barındırma hizmetinden yararlanabilirsiniz.

İşte Yahoo! Web Hosting bunları sunuyor:

  • Sınırsız veri transferi
  • Limitsiz disk alanı
  • Limitsiz e-posta depolama
  • 1000 e-posta hesabı
  • Bedava alan adı

Tabii unutmamak gerekir ki bu bir shared (paylaşılmış) hosting. Yani aynı sunucu üzerinde birden çok web sitesi barınıyor. Yahoo! ayrıca bu hizmetlere ek olarak web siteleri için bir kaç küçük araç sunuyor.

Açıkçası Yahoo!’nun barındırma servisinden hiç yararlanmadım. Özellikleri ise Internet’te bulabileceğiniz bir barındırma sevisinden (Hostgator gibi) daha iyi değil. Örneğin PHP’nin 5. sürümüne ve MySQL’in 5. sürümüne bağımlı uygulamalar kullanıyorsanız işinizi görmeyecektir. Ama öte yandan sınırsız disk alanı ve özellikle sınırsız veri transferi özellikle küçük ölçekli ama trafiği bol olan işletmeler için yararlı olabilir.

Ama bence en çekici kısmı olan sınırsız veri depolama ve sınırsız veri transferi özellikle blog sahiplerinin ve bolca resim ve/veya video barındıran küçük blog/site sahiplerinin dikkatini çekebilir.

Casus Domuz ile e-posta izleme sistemi

Spy Pig LogoBugün Intenet’te dolaşırken karşıma SpyPig adında bir site çıktı. Adından ve görüntüsünde belki pek anlaşılmıyor ama bu aslında bir e-posta takip sistemi. Bildiğiniz gibi bir e-posta gönderirken mesajın karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığı ve/veya karşı taraf tarafından okunup okunmadığını anlamak bir makbuz göndermesi seçeneğini seçebilirsiniz. Ama bu yöntem sadece karşı taraf bu makbuzu göndermeyi kabul ederse geçerli.

Öte yandan SpyPig (Casus Domuz) bu işi makbuzsuz halletdiğini iddia ediyor. Üstelik belirttiklerine göre sistem Outlook, Eudora, Yahoo, Gmail, Hotmail, AOL ve daha bir çok e-posta istemcisinde problemsiz çalşıyor.

Sistemi bir kaç basit adımda kullanabilirsiniz. SpyPig’in size geri dönmesini istediğiniz e-posta adresinizi ve geri dönüş mesajınızı giriyorsunuz. Daha sonra bir SpyPig resmi seçip casus resminizi oluşturuyorsunuz. Bu resmi de kopyalayıp e-posta mesajınıza yapıştırdığınız zaman iletiniz gönderilmeye hazır.

SpyPig bedava ve bir spyware veya adware içermiyor. Dolayısı ile denemesi bedava. Tek gereken gönderen ve okuyan taraflarıın HTML desteleyen bir e-posta programı kullanması.

Tabii ki sistem bir resmin görüntülenmesi esasına dayandığı için bazı sınırlamalar var. Alıcının e-posta programı otomatik olarak resimleri yüklemiyorsa ve/veya alıcının güvenlik durumu resimli iletilerin alınmasına izin vermiyor veya bu resimleri değiştiriyorsa SpyPig başarısız olabilir.

Ama gene de eğlenceli ve denemeye değer bir hizmet gibi duruyor. Buradan deneyebilirsiniz.

Google Docs’da iki yenilik daha

Google Presantations - save as PDFBildiğiniz gibi Google’ın Microsoft Office’e rakip olmaya hizmeti Google Docs (Google Dökümanları) sürekli kendini geliştirmeye devam ediyor. En son olarak Google Presantations (Google Sunumlar) da hazırladığınız dökümanları PDF olarak kaydedebiliyorsunuz. Zaten diğerlerinde (Kelime işlemcisi ve hesap tablosu) PDF ve diğer bazı formatlarda kayır yapabiliyordunuz.

İkinci özellik ise Google Doc Uploader (Google Dçküman Yükleyici). Bu aslında daha çok Google Docs API’yi gösteren bir uygulama ama eğer Google Docs’a sık dökğman gönderiyorsanız işinize yarayacaktır. Bu bedava uygulama ile word dökümanlarınızı bir tık ile Google heabınıza aktarabilirsiniz.

Google Docs Uploader

Bu Google’ın kendi çözümü, ama daha önce tanıttığımız DocSyncer ile bu işlemleri zaten yapabilmektesiniz.

Önemli olan boyuysa…

sizeasy.com boyut karşılaştırmaSizinle bir site paylaşmak istiyorum. Bu sitenin adı www.sizeasy.com. Sitenin yaptığı şey boyutlarını verdiğiniz ürünleri karşılaştırmak. Örneğin 2 tane notebook arasında ki farkı mı görmek istiyorsunuz? Giriyorsunuz siteye, boyutlarını yazıyorsunuz. Size görsel olarak aradaki farkı ifade ediyor.  Bunun yanında daha önceden tanımlı bir kaç gündelik eşya var isterseniz onlarla da bir karşılaştırma yapabiliyorsunuz.

Şimdilik sadece 5 ürünün direk karşılaştıırlmasına izin veriyor. Eğer ölçücek bir şeyleriniz yoksa sitede bulunan bir sürü karşılaştırmaya da göz atabilirsiniz ya da arama seçeneğini kullanarak başkaları tarafından yapılmış karşılaştırmaları görebilirsiniz. Bence oldukça ilginç bir hizmet.

Özellikle ürün incelemeleri yaparken işinizi yarabilir. İşte benim Sony Ericsson P1i incelemesi yaparken telefonu rakipleri ile karşılaştırmamın .