USB bellekten Windows 7 kurulumu

Windows XP’nin formatsız geçen 2 sene sonunda yavaş yavaş kendini kaybetmesi yüzünden bir formatlama ve yenir bir kurulum işine girmek gerekiyordu. Fakat Asus marka notebook’umun CD sürücüsü hiç bir CD okyumayı kabul etmedi. Ben de bunu üzerine USB bellekten bunu denemeye karar verdim.  İşte adımlar;

Not: Buradaki adımlar Windows Vista ve Windows 7 kurulu bir bilgisayar varolduğunu düşünülerek yazılmıştır. Bu hareketleri Windows XP’den yapamamızın nedeni diski biçimlendirmede kullanılan diskpart.exe yazılımınının XP sürümünğn USB bellekleri görmemesi. Neyse;

Başlamadan önce ihtiyacınız olanlar;

  • USB bellek (4 GB veya üzeri)
  • Windows 7 kurulum dosyaları
  • Windows Vista veya Windows 7 kurulu bir bilgisayar.

1) İlk olarak USb belleği bilgisayara takıp eğer içinde önemli birşey varsa yedeklemeyi unutmayın. Çünkü bu işlem sonrası bellek formatlanacağı için içindekilerde silinecektir.

2) Daha sonra yönetici (administrator) modunda bir komut satırı açıyoruz. Bunun için başlangıç menusüne cmd yazıp ctrl+shift+enter tuşlarına basabilir ya da menüden seçerek sağ düğme ile “Run as administrator” seçeneğini tıklayabilirsiniz.

3) Komut satırına “diskpart.exe” yazarak diskpart programını çalıştırıyoruz.

    4) Daha sonra ise List Disk yazarak sistemde bulunan diskleri görüyoruz. Benim sistemimde USB bellek disk 6 numaralı disk olarak gözüküyor. Siz diskin numarası ne ise onu seçmelisiniz.

    5) Bundan sonra sırasıyla aşağıdaki komutları çalıştırıyoruz.

    diskpart-adimlar

    SELECT DISK 6

    (6 yerine kendi diskinizin numarasını yazın)

    CLEAN

    CREATE PARTITION PRIMARY

    SELECT PARTITION 1

    ACTIVE

    FORMAT FS=NTFS

    ASSIGN

    EXIT

    6) Komut satırındançıkmadan önce yapılcak bir iş daha var. Windows kurulum dosyalarının bulunduğu cd’ye geçerek boot klasörüne giriyoruz. (Burada benim cd-rom sürücüm I: USB sürücüm ise K: siz bunları kendi sürücüleriniz ile değiştirmelisiniz.)

    bootsec

    I:

    cd boot

    BOOTSECT.EXE/NT60 K:

    7) Neredeyse bitti. Bundan sonra Windows 7 cdsi içindeki dosyaları USB belleğe kopyalıyorsunuz ve kurulum yapmak istediğiniz bilgisayarı USB bellekten açmayı unutmuyorsunuz.

    Hepsi bu kadar. Umarım işinize yarar

    Yazıcıdan silinemiyen işler (windows)

    Eminim bir çoğunuzun başına gelmiştir. Windows da yazıcıdan birşey bastırmak isterseniz fakat istediğiniz şey bir türlü basılamaz. Yazıcı işleri listesinin tepesinde bir döküman orada durmakta ve arkasından gelenlerin basılmasına engel olmaktadır. O işi silip sıradakilere yol açmak istersinizi ama Windows yazının silinmesine bir türlü izin vermez.

    Bu durumda bilgisayarı ve yazıcıyı kapamak gibi bir çözüme başvurabilirsiniz. Fakat daha kolay bir yol var.

    Komut satırına yazılacak bir iki satır komut ile bu işi daha kısa bir sürede halletmek mümkün.

    net stop spooler
    del %systemroot%\system32\spool\*.spl /s
    del %systemroot%\system32\spool\*.shd /s
    net start spooler

    Bu kod beklemekte olan tüm yazıcı işlerini silecektir. Böylece işinize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

    Internet Explorer Güvenlik Alarmı

    Internet Explorer her zaman için güvenlik problemi ile göz önünde oldu. Tam IE 7 ile bu sorunlar ortadan kalktı derken IE gene yapacağını yaptı.

    Internet Explorer’da bulunan bir hata, saldırganların hedef bilgisayarı kontrol almalarına sebep oluyor. Şu an itibarı ile Microsoft konu hakkında hala inceleme yapıyor ama henüz bir yama mevcut değil.

    Dolayısı ile hala Internet Explorer kullanmakta devam edenlerin bu zaaftan etkilenmemeleri için başka bir sürücü kullanmları gerekiyor. Söylenene göre zaaf şu an IE 7 için geçerli ama Microsoft diğer sürümlerinde potansiyel olarak tehlikede olabileceğini belirtiyor.

    Bugüne kadar kendisini IE yerine başka bir tarayıcı kullanması konusunda ikna etmeye çalıştığım ama pek de sallamayan arkadaşlarıma ve onlar gibi olanlara da bir kez daha uyarıda bulunuyorum.

    Bana inanmayanlar BBC‘ye itimat edebilirler.

    Bu arada IE yerine Firefox veya Opera (ya da Safari) kullanmanızı bir kez daha şiddetle öneriyorum. Daha hızlı, güvenli ve kullanışlılar.

    Microsoft ve Nokia jQuery’i seçtiler

    Bir iki gün önce Microsoft ve Nokia en popüler Javascript kütüphanelerinden biri olan jQuery’i resmi geliştirme platfornlarına adapte edeceklerini duyurdular.

    Microsoft şu an için Javascript çözümü olarak ASP.NET Ajax Framework sunuyor. Amaçları jQuery ile bunu genişletmek. Bu sayede jQuery’de artık Visual Studio ile beraber dağıtalacak.

    Buna ek olarak Microsoft .NET uygulamalarında kolayca kullanılabilecek jQuery widget ve kontrolleri geliştiriceğini de belirtmiş.

    Nokia ise jQuery’i Web Run-Time adı verilen platformunda uygulama geliştirmek için kullanmayı planlıyor. Web Run-Time, Web Kit tabanlı bir tarayıcı motoru. Bu sayede kolay ve hızlı uygulamalar geliştirmeye olanak sağlıyor. Bu sayede jQuery Web Run-Time kullanan bütün Nokia telefonlarla beraber dağıtılacak.

    Başlangıç olarak Nokia bazı uygulamalarını (Maps) gibi Web Run-Time’a taşımayı planlıyor. Bunları da jQuery kullanarak geliştirecekmiş. Aynı zaman da jQuery Nokia’nın wigdet sistemininde temeli olacağı için geliştiriciler jQuery kullanacaklar.

    Gene açıkldıklarına göre hem Microsoft hem de Nokia jQuery’inin kodunda veya lisansında bir değişiklik yapmayacaklarını belirtmişler. (en azından şimdilik). jQuery blogundaki yazıya göre iki şirkette Query’nin en popüler Javascript kütüphanesi olduğunun bilincindeler ve projenin gelişmesi için çaba sarfedecekler.

    Microsoft ve Nokia’nın geliştiricilerileri de jQuery gelişmesine diğer kişiler gibi katkıda bulunacaklar. Yani önerilerde ve test çalışmlarında bulunarak. Gene jQuery blogunda belirtildiğine göre bu öneriler değerlerine göre kayda alınacaklar ve önerileri jQuery takımı tarafından değerli bulunursa projeye dahil edilecek.

    jQuery test süiti hali hazırda Firefox ve Opera’ya dahil. Microsoft’un desteği ile Internet Explorer’da bu konuda gelişecek.

    Buradan resmi jQuery blogundaki yazıya ulaşabilirsiniz.

    Microsoft’ta ise bu konu ile iki yazı var. Buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.

    jQuery’i kullanmakta olanları da buradan görebilirsiniz.

    ISO OOXML formatını standart olarak kabul etti

    OOXML ve ODFISO, Microsoft’un döküman formatı olan OOXML‘i standart olarak kabul etti. ISO’nun bu hafta içinde resmi açıklamayı yapması bekleniyor. Her ne kadar OOXML bir ISO standartı olarak kabul edilse de bu konudaki tartışmalar henüz bitecek gibi durmuyor. Bunun en büyük sebeplerinden biri OOXML’in son derece problemli bir format olması ve Microsoft’un bunu biraz zorla kabul ettirmiş olması geliyor.

    Hikaye az çok ODF’nin bir standart haline gelmesine cevap olarak Microsoft’un OOXML (Office Open XML) adını verdiği bir döküman formatını standart haline getirmek istemesi ile başlıyor. ISO tarafından zaten kabul edilmiş bir döküman formatının üzerine ikinci bir döküman standartı gelmesi karışıklığa yol açacak gibi görünüyor.

    Özellikle açık kaynak cephesi OOXML’e karşı bunun arkasında, OOXML’in Microsoft’un  gücü ile neredeyse zorla kabul ettirilmiş olması da işleripek kolaylaştırmıyor. Microsoft’un bu formatın standart olması için elinden geleni yaptığı, karar aşamasındaki insanların Microsoft ile yakın ilişkileri olduğu sır değil. Örneğin, yerel Norveç Standartları Komitesi’nin itirazına rağmen Norveç’in ISO temsilcisi OOXML lehine oy verdi.

    OOXML specificationAyrıca OOXML teknik olarak da bir sürü hatalar ve eksiklikler ile dolu. Bunlara ek olarak bir sürü karmaşıklık ve tanımsızlıklara da sahip. Tabii bu standartın açıklamasının da 6000 sayfa olması işleri pek kolay hale getirmiyor. Düşününce bu kadar uzun bir döküman standartının hata ve karmaşalarla dolu olması kaçınılmaz gibi. Ayrıca bu kadar uzun bir dökümanın takip edilerek standartın uygulanması da oldukça zor bir durum.

    Buna ek olarak her ne kadar döküman standartı açık olsada bu standartı uygulamaya çalışırken bunun için Microsoft’un diğer telif hakları ile bir çatışma olması çok mümkün. Yani Microsoft’un patentlerini ihlal etmeden bir uygulama yazabilmenin garantisi yok. Dahası her ne kadar Microsoft, bu döküman standartı ile ilgili dava açmayı düşünmemiş olduğunu belirtmesine rağmen bunu yasal bir dayanağı ve garantisi de yok.

    Durum sadece bundan ibaret değil tabii ki. OOXML standartına uyarak program yazmak demek başka ISO standartlarına karşı gelmek anlamına gelebilir. Gregoryen takvim 500 seneden fazladır bir standart olarak kabul ediliyor. Tüm Dünya Gregoryen takvime göre 1900 yılının Ocak 1′inin bir Pazartesi günü olduğu konusunda hemfikir. OOXML hariç. OOXML bunu hiçe sayıyor ve Pazar gününden başlıyor. Bunun sebebi 2000 yılından beri Excel sürümlerinde düzeltilmemiş bir bug. OOXML’de Excel ile uyumlu olmak için bu yanşıl tarihi kullanıyor. Bu arada 1900 yılından bahsetmişken, 1900 yılı artık bir yıl değildir. Ama eğer OOXML’e soracak olursanız 1900 artık bir yıl. :)

    Matematik formülleri için bir standard zaten mevcut. Adı MathML ve w3C tarafından yayınlandı. OOXML ise bunu hiçe sayarak Microsoft’a özgü bir dil kullanıyor.
    Vektör grafikler için var olan bir format zaten var. Adı Scalable Vector Graphics (SVG). SVG, Adobe’nin PGML ve Microsoft’un VML gibi satıcılara özgü formatlarının yerine özgür bir format olması amacı ile geliştirilmişti. OOXML bunu hiçe sayarak VML kullanıyor.

    UTF-8 ile yazılabilen Internet adresileri için bir standart var. Bu sayede URL’ler herhangi bir dilde yazılabiliyor. OOXML sadece latin alfebesi ile yazılan URL’leri kabul ediyor.
    ODF dahil, diğer standartlar herhangi bir haftasonunu destekliyor. Bunun sebebi bir çok ülkede haftasonunun Cumartesi değil Pazar başlaması. OOXML sadece Hristiyan takvimindeki hafta sonlarının kullanılmasına izin veriyor.

    Dahası:

    • OOXML çalıştığı ispatlanmış bir sürümü yok. Office 2007 standartlarda belirtilenlerden  farklı bir sürüm kullanıyor.
    • Önerideki örneklerden en az %10′u XML standartlarına uymuyor ve geçerli XML olarak doğrulanamıyor.
    • Bu standart diğer ISO standartları ile çelişmekte, örneğin : ISO 8601 (Tarih Zaman Gösterimi), ISO 639 (İsim ve Dil Gösterim Kodları) or ISO/IEC 10118-3 (cryptographic hash)
    • Bu standartın sadece Microsoft tarafından hazırlanmış olması da ayrı bir problem.

    Tüm bunlar sadece bir kaç örnek. Aslında çok daha fazlası var.No OOXML adlı sitede standartın kötü yanları ile daha fazla ayrıntı bulabilirsiniz.

    Ayrıca bugüne kadar OOXML ile ilgili bulunan tüm yanlış ve hataların bulunduğu bir wiki de mevcut.

    Özgür yazılım platformu konuya dikkat çekmekte oldukça haklılar. Sonuçta Microsoft gücünü ve ürünlerinin yaygınlığını kullanarak bir sürü eksiği olan bir formatı standart olarak kabul ettirmeyi başardı. Her ne kadar Microsoft Office için bir alternatif olarak Open Office adlı yazılım bulunsa da maalesef Open Office henüz Microsoft’un  ofisi ile karşılaştırılabilecek ayarda değil. Dolayısı ile eğer açık yazılım tarafı elini çabuk tutmaz ve Microsoft Office’in karşısına ciddi bir alternatif çıkaramaz ise Windows’da olduğu gibi OOXML’de herkesin şikayet ettiği ama kullandığı bir standart olacak.

    Bilgisayarınızdaki dosyalara uzaktan ücretsiz erişim

    foldershare Her ne kadar internet üzerinde dosyalarınızı barındırabileceğiniz servisler artmış olsa da bilgisayarlarımızdaki tüm dosyaları buralara göndermek mümkün değil. Özellikle hem evde hem işte ayrı bilgisayarlar kullanıyorsanız mutlaka diğer bilgisayardaki dosyalardan bazılarına ihitiyaç duyarsınız. Böyle bir durumunuz olmasa da arkadaşınıza gittiğinizde ona bilgisayarınızdan birşey göstermek isteyebilirsiniz.

    Bunu yapmak için çeşitli yöntemler var; Aklıma gelenlerden bazıları severek kullandığım windows ile standart gelen uzaktan erişim, ftp server (örn. FileZilla Server – open source, açık kaynak), ücretli bazı yazılımlar (örn. GoToMyPc) ve bunlar gibi birçok çözüm. Fakat aşağıda anlatıcağım bazı özelliklerden dolayı Microsoft’un Foldershare yazılımını incelemeye değer gördüm.

    FolderShare Microsoft’un Live hizmetleri içerisinde sunduğu çözümlerden biri. İsminden de anlaşılacağı gibi uzaktan masaüztünüze erişmek değil dosyalarınıza ulaşmak için kullanılan bir yazılım. Anladığım kadarı ile daha önceden başka bir firma tarafından geliştirilmiş ve Microsoft tarafından satın alınıp Live hizmetlerine eklenmiş. Şu anda halen beta sürümü de olsa ben hem vista hem de xp işletim sistemlerinde test ettim. Problemsiz çalışıyor.

    Dosyalarınızı paylaştırmak istediğiniz bilgisayara bir program yüklemeniz gerekiyor. Buradan indirebilirsiniz. Bu sayfada dikkatinizi çekecektir, yazılım hem Windows hem de Mac OS uyumlu ve sadece 1MB civarında bir dosya boyutu var. Yüklediğiniz zaman başlat menünüzün Microsoft Live klasörünün altına Live Messenger ve Live Photo Gallery gibi yazılımların yanına giriyor. Yüklemesi de çok kolay, yanlızca sizden bir foldershare hesabınız olup olmadığını soruyor. İlk seferinde yükleme sırasında bu hesabı yaratabilirsiniz. Diğer bilgisayarlara yüklerken bu e-posta adresini ve şifrenizi yazmanız yeterli olucaktır.

    Yükleme tamamlandıktan sonra yazılım arkaplanda çalışmaya başlıyor. Hafızada da sadece 3MB civarında bir yer kaplıyor. Live messengerın 10MB kapladığınız düşünürsek oldukça az denebilir. Bu noktadan itibaren artık dosyalarınıza internet üzerinden ulaşabilirsiniz. Denemek için FolderShare.com sayfasına gitmeniz yeterli. Yükleme sırasında kullandığınız e-posta adresini ve şifresini girdiğinizde bilgisayarınızı görüceksiniz. Artık içine girip tüm dosyalarınızı gezip istediklerinizi indirebilirsiniz.

    screenshot

    En önemli avantajlarından biri de firewall arkasında çalışması. Genel olarak tüm uzaktan erişim yazılımlarında router ayarlarına girip bazı değişiklikler yapmanız gerekmektedir. Bunu evinizde belki yapabilirsiniz ama her zaman router veya firewall’a erişiminiz olmayabilir. Veya nasıl yapıldığını bilmiyor olabilirsiniz. Bu FolderShare ile bunları yapmanıza gerek yok. Ayrıca evdeki ADSL bağlantılarımızın çoğu kapatılıp açıldığında yeni bir IP adresi almaktadır. Bazı direk bağlantı yazılımlarında bu IP adresini bilmeniz gerekmektedir. Bunu yapan yazılımlar tabiki var ama yine bazı kişiler için karmaşık gelebilir ve sonuçta ek yazılım yüklemek kimse istemez. FolderShare ile bu IP değişikliğinin farkına bile varmazsınız.

    Tabi bazı gözüme çarpan dezavantajlar da var. Bunlardan en önemlisi bilgisayarınızdaki dosyalara ulaştınız ve indirmek istediğiniz dosyalar var. Bunların hepsini tek tek indirmeniz gerekiyor. Bence bir sepet sistemi olsa ve sepetteki dosyaları sıkıştırıp indirme olanağı sağlasalar çok hoş olur. Ayrıca bir live hizmeti olduğu halde Live single sign-on kullanılmıyor. Yine Live hizmetlerinden olan SkyDrive ile de bir entegrasyon olması gerekirdi diye düşünüyorum. Umarım bu özellikleri ileride görebiliriz.

    Google’dan Microsoft’un Yahoo! teklifine cevap

    Microsoft Google’a karşıGoogle’ın başkan yardımcısı aynı zamanda şirket gelişiminden ve yasal konulardan sorumlu kimse olan

    Üşenmedim Türkçe’ye çevirdim. Orijinal sevenler ise buradan okuyabilir.

    Internet’in açıklığı Google’ın –ve Yahoo!’nun– mümkün olmasını kılan şeydir. Kullanıcıların kullanışlı bulduğu bir fikir çabucak yayılır. İşler bir fikir etrafında yaratılır. Kullanıcılar süregelen yeniliklerden faydalanırlar. Bunlar Internet’i bu kadar heyecanlı yapan şeyler.

    Microsoft’un saldırgan Yahoo! teklifi rahatsız edici sorular ortaya çıkarmakta. Bu basit bir finansal işlem ya da bir firmanın diğerini almasından daha fazlası. Bu Internet’in altında yatan prensipler olan açıklık ve yenilenmenin korunması ile ilgili.

    Acaba Microsoft daha önce PC’de yaptığı uygunsuz ve yasadışı tesiri Internet içinde uygulamaya kalkabilir mi? Internet, rekabetçi icatları ödüllendirirken Microsoft sık sık tescilli monopoliler oluşturmayı ve daha sonra bu hakimiyetini bitişik pazarlara taşıyarak onları etkilemeyi adet edinmiştir.

    Yahoo!’nun elde edilmesi –ciddi yasal ve mevzuat kusurları mirasına rağmen– Microsoft’un tarayıcı ve işletim sistemlerindeki adaletsiz uygulamalarını Internet’e de uzatması anlamına gelebilir mi? Buna ek olarak Microsoft artı Yahoo! ezici sayıda anında mesajlaşma ve web e-posta hesaplarına eşittir. Bu ikisinin birleşimi bir PC yazılımı monopolisinin avantajı ile kullanıcıların rakip e-posta, IM, ve web tabanlı servislerine erişmesini engelleyebilir mi? Dünya çapındaki yasa yapıcılar kendilerine bu soruları sormalılar — ve tüketiciler tatmin edici bir cevabu hakediyorlar.

    Saldırgan teklif Cuma günü açıklandı. Dolayısı ile bu sorulara cevap aranacak yeterince vakit var. Internet’in açıklığını, seçim ve gelişimini ciddiye alıyoruz. Bunlar kültürümüzün çekirdeği. İnanıyoruz ki teklif edilen bu ele geçirmenin meziyetleri incelenir ve alternatifler araştırılırken Internet kullanıcılarının çıkarları önce gelir — ve gelmelidir.

    Acaba Google bu birleşmeden korkuyor mu? Yoksa sadece felaket tellallığı yapıp suyu bulandırmaya mı çalışıyor? Kesin olan tek şeyin ise iki devin artık açık seçik savaşmaya başladıkları. Ne dersiniz?

    Ofis dökümanlarınızı Google Docs ile senkronize edin

    DocSyncer.com LogoGoogle Docs, dokümanlarınızı paylaşabilmeniz ve işlerinizi çevrimiçi olarak halledebilmeniz için iyi bir seçenek. Fakat Google Docs’un içinde bu dökümanları Ofis uygulamanız ile senkronize edecek bir seçenek bulunmuyordu.

    Fakat DocSyncer adlı bir servis ile bu mümkün. DocSyncer’ın küçük bir programcığını bilgisayarınıza yüklüyorsunuz ve bu sayede Microsoft Ofis dökümanlarınız güncellendiği zaman program Google Docs’ta bulunan dökümanlarınızı da güncelliyor.

    Servis şu an için kapalı beta durumunda. Eğer istiyorsanız sitesine giderek bir istekte bulunabilirsiniz. Ben bulundum ama henüz bir cevap gelmedi.