Wolfram Alpha, Sayısal Bilgi Motoru

Yeni bir web aracı halka açıldı. Bilemeyenler için bu aracın adı Wolfram Alpha. Bazı yerlerde bu aracın bir arama motoru olduğu ve Google’a yeni bir rakip olduğu gibi çeşitli bilgiler var ise de bunlar tamamen doğru değil.

İlk olarak Wolfram Alpha bir arama motoru değil. Yani bilinen anlamda bir arama motoru değil. Genelde arama motorları Google’ın yaptığı gibi Web’i indeksliyerek bunları bir veritabanına kaydederler ve sorgu karşılığında sorguya ve belirli bir algoritmaya göre bunları sıralarlar. Oysa Wolfram Alpha’nın yaptığı şey bu değil. Bu yüzden Google’a bir rakip değil.

Wolfram Alpha bir “Sayısal Bilgi Motoru” (Computational Knowledge Engine) adlandırılmış. Yaptığı iş ise sizi ilgilisayfalar yöneltmek yerine size doğrudan cevaplar sunmak. Örneğin Wolfram Alpha’ya Istanbul dediğiniz zaman sizi Istanbul ile ilgili sitelere yönlendirmek yerine, Istnabul hakkındaki tüm bilgileri (nüfus, hava durumu vs. ) veriyor.  Hatta iki şehir yazarak bunları karşılaştırmak mümkün. Örneğin Istanbul, Athens yazarak aradaki farkları görebilirsiniz.

Ya da matematiksel bir formül girebilir hesabın ayrıntılarını ve grafikleri görebilirsiniz. Ya da mesela “5 richest countries” (5 en zengin ülke diyerek) sonuçları görebilirsiniz.

Wolfram Alpha bu sonuçlara bir sürü halka açık veritabanını ve beslemeyi kontrol edip buradaki verileri 10000 işlemcilik veri parkında işledikten sonra sizlere veriyor. Bu kaynaklar da Wolfram Alpha ekibi tarafından kontrol ediliyor. Isterseniz size sunulan bilgiye hangi kaynaklar taranarak ulaşılmış bunuda görmek mümkün.

Denemenizi tavsiye ederim. http://www.wolframalpha.com

Wappalyzer – Web Uygulama Analizi

Wappalyzer ziyaret etmekte olduğunuz sitenin kaynak koduna bakarak ne tür CMS, e-ticaret, blog veya wiki uygulamasını kullandığını anlayan ve bu veriyi analiz eden bir firefox eklentisi.

Eklentiyi yüklüyorsunuz, ziyaret ettiğiniz sitedeki uygulamaları hem siz görüyorsunuz hem de uygulamalar wappalyzer.com/ sitesine yüklenerek hangi uygulamarın daha çok tercih edildiği ortaya çıkıyor.

Arama Motorları Nasıl Çalışır

Arama MotorlarıInternet’te çoğu zaman her konuda son derece güzel içerikler mevcut. Ama problem bunları bulmak. Dolayısı ile Internet’tebir şey aradığımız zaman hemen arama motorlarına dönüyoruz. Peki ama bu arama motorları nasıl çaılışıyorlar. Bende bunu merak ettim. Daha sonra öğrendiklerimi paylaşmak iyi br fikir olabilir diyerek bir yazı halinde buraya yazdım.

İlk önce belirtmek lazım ki başlıca iki tür arama motoru var. Bunlardan ilk grup insanlar tarafından oluşturulanlar. Bunların başında DMOZ geliyor (Wikia’da başka bir örnek). Belki de bunlara bir arama motoru demektense birer dizin demek daha doğru olabilir.

Diğer kısım ise bizi asıl ilgilendiren arama motorlarının olduğu kısım. Yani başını Google’ın çektiği otomatik arama motorları. Dolayısı ile bu yazıda bundan sonra arama motoru kelimeleri kullanıldığı zaman bunlardan bahsediyor olacağım.

Devamı için tıklayın

Meet Me Room (Buluşma Odası)

One Whilshire Building (Foto: Dave Bullock)Bir Buluşma odası bir sürü servis sağlayıcının ağlarını, diğer ağlara fiziksel olarak bağladıkları oadalar verilen isimdir. Her ne kadar Internet’i biribirine bir çok farklı yerden bağlanabilen bilgisayarlar olarak düşünmek kolay olsa da, bu servis sağlayıcılar da fiziksel olarak bir yerden Internet’e bağlanmak zorundalar.

Wired Magazine’in web sitesinde bu Meet Me Room’ların en kalabalık olanlarından biri ile ilgili bir haber var. Los Angeles’da bulunan One Willshire adlı bina 260′dan fazla servis sağlayıcıya ev sahipliği yapıyor.

Bana oldukça ilginç  geldi. Sizin de ilginizi çekebilir. Diğer fotoğraflar için bu bağlantıyı takip edebilirsini.

GIF, JPG ve PNG arasındaki farklar

Eğer bir webmaster iseniz, genellikle grafik ve resimlerle de haşır neşir olmaktasınız. Bugün web ortamında kullanılan başlıca üç resim formatı var. Bu üç değişik resim formatınında kendilerine göre bazı getirileri ve götürüleri var. Belli yerlerde belli bir formatı seçerek daha hızlı yüklene daha kaliteli resimleri sitenize ekleyebilirsiniz.

GIF, JPEG, PNG formatlarının detayları için tıklayın

HTML 5 taslak, yeni ne var?

W3 Konsorsuyumu HTML’in yeni sürümü olan 5. sürümün taslak versiyonu 22 Ocak 2008′de yayınladı. Taslak sevenler buradan bakabilirler.

Eklenen ve çıkartılan bir sürü yeni eitket (tag) ve özellik (attribute) var. Bunların dışında daha önceki HTML sürümleri ile geri uyumlu olarak tasarlanmış.

Eklenen yeni HTML etiketleri (tags) için tıklayın

Technorati’den otorite düzeltmesi

Technorati logoBlog dünyasının öncü ismi Technorati blogları sıralandırmada kullandığı ve Authority (Otorite) adını verdiği sıralandırma kriterini değiştirdi. Technorati bunu bir bug kabul ettiğini ve düzelttiğini açıkladı. Buna göre bazı sitelerin Authority puanları yanlışkla şişiriliyormuş. Amaç bunu önüne geçmekmiş. Bu özellikle üst sıradaki blogları etkileyen bir değişiklik.

Yapılan düzeltme şöyle:
Technorati bu düzeltmeden önce bir domain de bulunan bloglara gelen bütün bağlantıları sayıyordu. Yani desktops.engadget.com ve hdtv.engadget.com adreslerine gelen tüm bağlantılar sayılıyordu. Artık bunlar bu şekilde sayılmıyor. bu düzeltmeden sonra Engadget 30.000′den fazla linkini yitirmiş. Gerçi hala birinci sıradalar.

Tehcnorati’den Dorion Carroll’un konuyla ilgili açıklaması ise burada.

Benim Türkiye’de tek bildiğim iki alt-alanı olan blog wolkanca. Acaba onun otorite puanında bir değişiklik oldu mu veya başka değişiklik olan bloglar var mı bilemiyorum.

Dosyalarınızı yüklemeden paylaşın

BoxCloud Logo

Dosya paylaşımı artık bir sürü kişi bir ihtiyaç halini aldı. İnsanlar dosylarını şu veya bu nedenle paylaşma ihtiyacı duyuyorlar. Fakat bu iş her zaman sanıldığı kadar basit değil. Internet üzerinde dosya paylaşmanın bir kaç temel yolu var. Bunlardan bazılarının sınırları var, diğerleri ise ortalama bilgisayar kullanıcısı için karışık olabilirler.

Genelde dosya paylaşımları e-postalara ek şeklinde veya her gün artan online çevrimiçi sitelere dosyaları yüklemek biçiminde oluyor. Fakat bu iki yöntemde de dosyaları karşıya yüklemek zaman alan yavaş bir işlem. Çoğu servisinde dosya boyutları için sınırlamaları var. Diğer bir yöntem de FTP ile dosyaları paylaşmak veya bir P2P programı kullanmak. Genelde bu iki yöntem de ortalama bir bilgisayar kullanıcısı için çok anlaşılır ve kola uygulanabilir yöntemler değiller.

BoxCloud isimli bir servis ise dosya paylaşım problemlerinize bir çözüm olabilir.

BoxCloud’ın programını bilgisayarınıza yüklüyor ve paylaşmak istediğiniz dosyları seçiyorsunuz. Seçtiğiniz dosyları paylaşmak istediğiniz kişileri veya grupları da gene bu program aracılığı ile belirliyorsunuz. Bundan sonra başka bir şey yapmanıza gerek yok. Dosyalarınızı paylaşmaya izin verdiğiniz kişiler standart bir web tarayıcı aracılığı ile bu dosyalara ulaşabiliyorlar. Herhangi bir ayar yapmalarına veya bir program yüklemelerine gerek yok.

Dosyalar zaten sizin bilgisayarınızda olduğu için her güncellendiğinde bir daha yüklemenize veya göndermenize de gerek kalmıyor. Ayrıca kullnıcılar bazı temel dosya türlerine de eğer izinleri varsa müdahele edebiliyorlar.

Üstüne üstlük bir indirme limiti veya bant genişliği limiti ya da bir yer sınırı yok. Tek sınırlama sizin bilgisayarınızın kapasitesi ve İnternet bağlantı hızınız.

BoxCloud’ın paralı seçenekleri de mevcut ama bedava seçeneği bir çok kullanıcının işini görecektir. Bedava versiyonundaki tek sınırlama, aynı anda paylaşılan dosyalara sadece 3 kişinin erişmesine izin vermesi.

Şu an için BoxCloud sadece Windows ve Mac’te çalışıyor.

Buradan indirebilirsiniz.

Sosyal Mühendislik Saldırıları ve Phishing

Küreselleşen Dünya’da artık insanlar birbirlerin her zamankinden daha yakın. Her gün gelişen iletişim teknikleri ile insanlar bilgiye ve birbirlerine daha çabuk erişebiliyorlar. Hızla küçülen Dünya’da yeni tehlikeler de söz konusu. İşte size ileteşim çağımızın getirdiği başlıca sorunlardan bir ikisi.

Sosyal MühendislikSosyal Mühendislik
Sosyal Mühendislik bir alışa gelinmiş bir mühendislik dalı değildir. Peki o zaman nedir?

Sosyal Mühendislik, insan etkileşimini (sosyal yetenekleri) kullanarak insanlara çeşitli şeyler yaptırmak ve/veya insanları bir organizasyon (veya kişisel) hakkında gizli bilgileri açığa çıkartmak üzere manipüle etmeye yarayan tekniklerin toplamına verilen isimdir. Çoğu zaman basit dolandırıcılığa çok benzese bile bu terim genelde bilgi sızdırmak veya bir bilgisayar sistemine sızmak üzere yapılan numaralar için kullanılır. Bu durumların büyük çoğunluğunda saldırgan kurban ile yüz yüze gelmez.

Genelde saldırgan, saygın bir kurumun elemanı olarak gösterir hatta zaman zaman bunu destekleyecek belgeler bile sunabilir. Sorduğu sorular yardımı ile sisteme sızmasına yetecek kadar bilgiyi elde edebilir. Eğer bu bilgi yeterli değilse başka kurbanlardan aldığı bilgileri birleştirerek sisteme sızmaya çalışır.

Phishing
Phishing (Resmin telifi howstuffworks.com’a aittir.) Bir sosyal mühendislik türü olan Phishing, İngilizce “Password” (Şifre) ve “Fishing” (Balık avlamak) kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. Genelde e-postalar ve/veya sahte web siteleri aracılığı ile kurbanın finansal bilgilerine erişmeyi hedefler. Çoğunlukla saygın bir finans kuruluşundan, hesap detayları kredi kartları veya bir değişiklikle ilgili e-postalar yollayarak, kullanıcıyı şifresini açığa çıkartabileceği bir ortama çekmeye çalışır. Kurban bu sahte isteklere cevap verdiği zaman saldırgan bu bilgileri kurbanın hesabına ulaşmak için kullanır.

Bir kurban olmamak için neler yapabilirsiniz?

  • Organizasyonun yapısı hakkında bilgi isteyen ve sizin tarafınızdan talep edilmemiş telefon konuşmalarına, e-postalara şüpheyle yaklaşın. Eğer birey yasal bir kuruluştan olduğunu iddia ediyorsa bunu doğrudan o kuruluş ile teyit edin.
  • Kişisel ve/veya organizasyonunuza ait bilgileri, eğer bilgilere ulaşma hakkı olduğuna yüzde yüz emin değilseniz yabancılara kesinlikle vermeyin.
  • E-postalarda kişisel ve finansal bilgileri açığa çıkarmayın, eğer bu konuda talep edilmemiş bir mesaj alırsanız cevaplamayın. Buna o mesaj veya e-postadaki bağlantılar da dahildir.
  • Sizden bilgi isteyen bir sitenin adresinin (URL) doğruluğundan emin olur. Çoğu sahte site bire bir orijinallerinin kopyasıdır ve adresteki küçük değişiklikler dışında aslının aynısıdır. (Ör: .com yerine sahte site .net ile bitebilir veya isimde tipografik hatalar olabilir.) Eğer yüzde yüz emin değilseniz sadece IP numarası içeren sitelerin sahte olma olasılığı yüksektir.
    Eğer bir e-psota isteğinin meşru olup omadığından emin değilseniz. Üçüncü bir kaynaktan doğrulamaya çalışın. O e-postadaki iletişim bilgilerine güvenmeyin. Bilinen phishing saldırıları ile internet üzerinde kaynaklar vardır. Örneğin Anti-Phishing Çalışma Grubu’nun sitesinde konu ile ilgili bilgiler bulabilirsiniz.
  • Bugün başlıca web tarayıcıları, başta Mozilla Firefox olmak üzere birer dolandırıcı filtresi içerirler ve girdiğiniz sitelerin hile amaçlı olmadığını söyleyebilirler. Bunlara dikkat edin ve devre dışı bırakmayın.
  • Sisteminize anti-virüs programları kurun ve bunları güncel tutun. E-posta filtreleri ile bu sahte e-posta trafiğini önemli ölçüde azalatabilirsiniz. Mozilla Thunderbird ve Outlook son derece gelişmiş spam filtrelerine sahipler. Ayrıca Google’ın Gmail’i de oldukça başarılı bir filtrelemeye sahip. (Online virüs taramaları bilgisayarınıza güncel bir koruma sağlayabilir)
  • Güvenmediğiniz ve şifrelenmemiş ağlarda suyarlı bilgiler içeren işlemler yapmayın. Buradaki şlemleriniz üçüncü partiler tarafından gözetleniyor olabilir.
  • Tüm hesaplarınız için aynı şifreleri kullanmayın. Şifrelerinizi kolay tahmin edilebilir seçmemeye çalışın.

Saldırıya maruz kalındığında yapılabilecekler:

  • Eğer organisazyonunuz hakkında bir bilgiyi açığa çıkarttığınızı düşünüyorsanız. Ağ yetkiliniz başta olma üzere gerekli yerleri haberdar edin.
  • Eğer finansal bir bilginin açığa çıktığından süpheleniyorsanız derhal finans kuruluşunu arayın ve ilgili hesapları iptal ettirin. Ekstrelerinizi herhangi bir sıradışılık için gözden geçirin.
  • Saldırıyı gerekli mercilere şikayet edin.

Online Virüs ve Zararlı Program Kontrolu

NanoScan virüs taraması sırasında. Tarama Firefox 2 ve Windows Vista üzerinde yapılmıştır.Günümüzde, virüsler, malware ve spyware’ler can sıkıcı şeyler. Genelde bunun için çözüm bir virüs programı kullanmaktır. Ama sisteminizde yüklü olan program çeşitli nedenlerden dolayı güncel olmayabilir veya yeni çıkan her virüsü tanımayabilir. Günümüzde Internet’teki gelişme sayesinde artık virüs kontrollerinizi online olarak yapabilirsiniz. Online virüs tarayıcıların en büyük avantajı her an en güncel veritabanına sahip olmaları.

NanoScan virüs taraması sonuçları.Genelde bir sürü Anti-virüs firmasının online virüs tarayıcıları olsa da bunların çoğu pek istenildiği şekilde çalışmıyor. Fakat biraz önce rastladığım Nanoscan ve TotalScan’i tanıtmak isterim.

İkisi de Panda Antivirus firmasının projeleri. Firefox’ta ve Internet Explorer’da çalışıyorlar. Nanoscan biraz daha basit bir tarama yapıyor. Bu yazı yazıldığı anda 2,721,064 virüs ve benzeri kötü niyetli programı tanıyordu. Benim sistemimi bir dakikatın altında taradı. Zaten en büyük avantajı da bu hızlı taraması. Nanascan sadece bir tarayıcı, yani kötü bir şey bulursa silmiyor amacı sadece sizi uyarmak. İkiside 9 ayrı dili destekliyor ama aralarında Türkçe yok.

TotalScan virüs taraması sırasında. Tarama Firefox 2 ve Windows Vista üzerinde yapılmıştır.Eğer daha ayrıntılı bir tarama isterseniz gene Panda’nın Total Scan’i kullanmalısınız. Total Scan daha detyalı bir tarama yapıyor. Basit taraması beş dakika civarı sürerken, tam tarama ise bir saati bulabiliyor. Ayrıca TotalScan’a üye olursanız taramalarınızı kişiselleştirebilir (ör: belli dizinler gibi), tarama geçmişiniz gibi ileri fonksiyonlara erişebilirsiniz. Üyelik ücretsiz. Ben test ettiğim sırada 3,010,972 zararlı öğe tanıyordu. Nanoscan’in aksine TotalScan bulduğu zararlı öğelere gerekli müdaheleleri de yapabiliyor. Bazı ileri fonksiyonlarını kullanmak için ise Pro sürümüne geçmeniz gerekebilir.

TotalScan arama sonuçları.Yukarıda da bahsettiğim gibi diğer anti-virüs firmaları da online tarayıcılar sunuyorlar. Yalnız aşağıdakilern hepsi Active-x tabanlı olduğu için sadece Internet Explorer’da çalışıyor.


internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

Not: Test sırasında Windows Vista ve Firefox 2 kullandım. Firefox’u administator modunda başlatana kadar eklentiyi yükleyemedim. Administrator modundan sonra ise problemsiz olarak çalıştı.