27 Şubat 2008
(19:36)
Avrupa Birliği’nden Microsoft’a milyarlık ceza
Yazan: Sinan Taga
Bilindiği bir süredir etrafta Microsoft‘un bazı kodlarını açtığı ve diğer firmalarla daha yakın bir işbirliği içinde olacağı gibi haberler etrafya dolaşıyordu. Bu habere kimi olumlu kimi olmusuz tepkiler geldi. Belki olumsuz demek yanlış olur, onun yerine kuşkulu diyelim. Bende bu durumdan kuşku duyanlardan biriydim. Microsoft durup dururken pek bu tarz bir hareket yapmış değil. Nedeni daha sonra anladım. Bildiğiniz gibi Microsoft’un başı uzun zamandır, tekelcilik problemleri ile dertte.
Bugün de Avrupa Birliği’nin rekabetten sorumlu kolu Microsoft’un bu tavizlerinden pek etkilenmemiş gözüküyor ki Microsoft’a 899 Euro (1.3 milyar dolar) değerinde bir ceza kesmiş. Cezanın sebebi Microoft’un 2004 yılında ürünleri ile ilgili işlerlik (interoperability) verilerini rakiplerine vermesi gereken bir emre uymaması. Bu ceza ile birlikte Microsoft’a verilen ceza 2.5 milyar doları bulmuş.
Basın toplasında komisyon üyesi Neelie Kroes Microsoft’un son dakika teklifi ile ilgili olarak şu yorumu yapmış:
We don’t want talk, we want compliance. If you cheat the rules, you will be caught.
(Konuşma değil, uyum istiyoruz. Eğer hile yaparsanız, yakalanırsınız.)
Ayrıca Kroes bunun Microsoft’un işbirliği konusundaki beşinci duyurusu olduğunu belirtmi
Bu yetmezmiş gibi bir Microsoft’a bir darbe de Amerika’dan geldi. Microsoft’un Vista Capable (Vista kabiliyetli) etiketinin bilgisayar fiyatlarını yükselttiği ve aynı zamanda Windows Vista’yı çalıştıracak seviyeye yükseltilemeyen ürünler satılması yüzünden açılmış bir dava bir yargıç tarafından örnek dava olarak belirlendi.
Görünüşe bakılırsa Microsoft’un şu sıralar Yahoo! ile uğraimaktan başka dertleri de var.
3 Şubat 2008
(23:34)
Google’dan Microsoft’un Yahoo! teklifine cevap
Yazan: Sinan Taga
Google’ın başkan yardımcısı aynı zamanda şirket gelişiminden ve yasal konulardan sorumlu kimse olan David Drummond, resmi Google Blogu‘nda olası Microsoft Yahoo birleşmesi ile ilgili bir açıklama yapmış.
Üşenmedim Türkçe’ye çevirdim. Orijinal sevenler ise buradan okuyabilir.
Internet’in açıklığı Google’ın –ve Yahoo!’nun– mümkün olmasını kılan şeydir. Kullanıcıların kullanışlı bulduğu bir fikir çabucak yayılır. İşler bir fikir etrafında yaratılır. Kullanıcılar süregelen yeniliklerden faydalanırlar. Bunlar Internet’i bu kadar heyecanlı yapan şeyler.
Microsoft’un saldırgan Yahoo! teklifi rahatsız edici sorular ortaya çıkarmakta. Bu basit bir finansal işlem ya da bir firmanın diğerini almasından daha fazlası. Bu Internet’in altında yatan prensipler olan açıklık ve yenilenmenin korunması ile ilgili.
Acaba Microsoft daha önce PC’de yaptığı uygunsuz ve yasadışı tesiri Internet içinde uygulamaya kalkabilir mi? Internet, rekabetçi icatları ödüllendirirken Microsoft sık sık tescilli monopoliler oluşturmayı ve daha sonra bu hakimiyetini bitişik pazarlara taşıyarak onları etkilemeyi adet edinmiştir.
Yahoo!’nun elde edilmesi –ciddi yasal ve mevzuat kusurları mirasına rağmen– Microsoft’un tarayıcı ve işletim sistemlerindeki adaletsiz uygulamalarını Internet’e de uzatması anlamına gelebilir mi? Buna ek olarak Microsoft artı Yahoo! ezici sayıda anında mesajlaşma ve web e-posta hesaplarına eşittir. Bu ikisinin birleşimi bir PC yazılımı monopolisinin avantajı ile kullanıcıların rakip e-posta, IM, ve web tabanlı servislerine erişmesini engelleyebilir mi? Dünya çapındaki yasa yapıcılar kendilerine bu soruları sormalılar — ve tüketiciler tatmin edici bir cevabu hakediyorlar.
Saldırgan teklif Cuma günü açıklandı. Dolayısı ile bu sorulara cevap aranacak yeterince vakit var. Internet’in açıklığını, seçim ve gelişimini ciddiye alıyoruz. Bunlar kültürümüzün çekirdeği. İnanıyoruz ki teklif edilen bu ele geçirmenin meziyetleri incelenir ve alternatifler araştırılırken Internet kullanıcılarının çıkarları önce gelir — ve gelmelidir.
Acaba Google bu birleşmeden korkuyor mu? Yoksa sadece felaket tellallığı yapıp suyu bulandırmaya mı çalışıyor? Kesin olan tek şeyin ise iki devin artık açık seçik savaşmaya başladıkları. Ne dersiniz?
1 Şubat 2008
(17:47)
Microsoft Yahoo!’uyu Satın almak üzere teklif sundu
Yazan: Sinan Taga
Microsoft bugün kendi web sitesinde yaptığı bir açıklama ile Yahoo!’yu satın almak üzere teklif sunduğunu ilan etti. Microsoft’un dediğine göre bu satın alma teklifinin değeri 44.6 milyar dolar. Microsoft başkanı Steve Ballmer’ın söyle demiş:
We have great respect for Yahoo!, and together we can offer an increasingly exciting set of solutions for consumers, publishers and advertisers while becoming better positioned to compete in the online services market
Yahoo!’ya bbüyük saygımız var ve beraber tüketiciler, yayıncılar ve reklamcılar için heyecan verici çözümler sunabilir ve online pazarda daha iyi mücadele edebilecek bir duruma gelebiliriz.
Buradan Steve Ballmer’ın Yahoo!’nun yöneticilerine yazdığı iletiyi okuyabilirsiniz. Görünen o ki Microsoft giderek saldırganlaşıyor. Aslına balılırsa Microsoft’un Yahoo! hareketi büyük sürpriz değil. Yaklaşık bir senedir resmi olmayan dedikodular etrafta dolaşıyordu. Bakalım Google bu duruma ne diyecek?
7 Ocak 2008
(09:49)
Alan adı tadıcılığı, neden alan adınızı hemen kaydetmelisiniz
Yazan: Sinan Taga
Bu olay büyük ihtimal ile çoğu kimsenin başına gelmemiştir. Ama gene de internet üzerinden iş yapanlar ve alan adı alacakları yakından ilgilendiren dikkat çekilmesi gereken bir konu.
Alan tadıcılığı (Domain tasting veya domain kiting) diye bir şey var. Bence Türkçe’si için alana koklama daha doğru olabilir ama konumuz bu değil.
Alan tadıcılığı bazı alan adı kayıtçıları (domain name registrar) tarafından uygulunan bir şey. Olay kısaca şöyle. Aklınıza bir alan adı geliyor ve onun açıkta olup olmadığı anlamak için bir alan adı kayıtçısına girerek bu ismi kontrol ediyorsunuz. Buraya kadar herşey normal. Ama bazı kayıtçılar, eğer siz hemen alan adını kaydetmezseniz bunu kendileri kaydediyorlar. Yani siz alan adı kontrol edip boş olduğunu görüp ertesi gün almak üzere çıkarsanız. O gün geldiğinizde alan adınızın artık boşta olmadığını görebilirsiniz.
Olan ise şu: Eğer bir alan adı yapılan sorgulamalar ile kayıt yapan firmanın dikkatini çekerse kayıtçı firma bu alan adını kendisi için kaydediyor. Sizde ya ismi daha pahalıya almak ya da vazgeçmek durumunda kalıyorsunuz.
Alan adını kendi adına kaydetmek kayıtçı firmanın zararına değil çünkü ICANN fir alan adının 5 gün içinde iade edilmesine olanak tanıyor. Yani çoğu kayıtçı firma ilgi çeken isimleri ya da açığa yeni çıkmış popüler eski isimleri bu şekilde kaydediyor ve bu süre dolmadan da geri bırakıyor. Olan arada size oluyor.
Bunun ne kadar yaygın bir uygulama olduğunu anlamak isterseniz Godaddy firmasının başkanı Bob Parsons’ın blogunda yazdığı bu yazı dikkatinizi çekebilir. Özet olarak 2007 yılında 50 milyondan biraz daha fazla alan adı 5 günlük süre dolmadan serbeste çıkmış.

Bu resme göre bu işi yapan firmalar koyu renkle belirlenmiş. Eğer dikkat ederseniz kaydettikleri (gain) ve bıraktıkları (lost) alan adları neredeyse birbirine eşit.
Burada how to track domain name tasters (alan tadıcıları nasıl takip edersiniz) adlı yazıda bu gibi yerleri nasıl tespit edebileceğiniz iyi bir şekilde anlatılmış. İsterseniz Türkiye durumlarınıda buradan kontrol edebilirsiniz.
Bundan korunmak için yapmanız gereken: sorgulamalarınızı Godaddy.com, 1on1.com ve Network Solutions gibi güvenilir firmalardan yapmak. Eğer bir alan adını hemen kaydetmiyecekseniz sorgulama yapmayın. Eğer arama sonucunda aradığınız adı bulduysanız hemen alın.
Güncelleme: 9 Ocak 2008
Micheal Gray’in blogundaki bu yazıdan sonra Network Solutions’ı güvenilirler listesinden çıkarttım. Network Solutions da bu furyaya katılmış gözüküyor. Neden http://www.youguysseriouslyregistereverythingisearch.com/adında bir siteyi kendi adlarına kayıt etsinler ki?
3 Aralık 2007
(14:36)
Facebook davayı kaybetti
Yazan: Sinan Taga
02138 adında online bir dergi Facebook ve sahibi Mark Zuckerberg hakkında bir yazı yayınlamıştı. Bunun üzerine Facebook avukatları derginin Zuckerberg’in kişisel haklarına tecavüz ettiği iddası ile yazıların kaldırılması için dergiyi mahkemeye vermişti.
Geçtiğimiz günlerde Yargıç Douglas Woodlock, Facebook aleyhine karar verdi.
Tabii insanların kişisel bilgileri ile para kazanan birinin kendi kişisel hakları ile ilgili bir dava açması ilginç gelebilir ama davanın asıl konusu Facebook’un saklamak istediği bir konuya ilişkin.
Davanın asıl nedeni bu Internet dergisinin Mark Zuckerberg’in 2004 yılından beri başka üç Harvard mezunu ile bir diğer davasının dosyalarını duyurması ile ilgili.
2004 yılındaki bu davanın konusu daha da ilginç. Bu Harvard’lı üç arkadaş Mark Zuckenberg’in Facebook fikrini kendilerinden çaldığını iddia ediyorlar.
2002 yılında bu üç arkadaş yeni bir sosyal paylaşım sitesi kurmak fikri ile yola çıkarlar. Sitenin ilk adı “Harvard Connection”‘dır. Daha sonra ise ConnectU olarak değiştirilir. Bu fikirle yola çıkan üç arkadaş sitenin programlamasını yapmak üzere Mark Zuckerberg ile anlaşırlar. Fakat söylediklerine göre Zuckerberg sözünü tutmak ve kodu tamamlamak yerine hali hazırda var olan kaynak kodu ve fikirleri çalarak kendi rakip sosyal paylaşım sitesini kurar.
Bundan sonrasını hepimiz biliyoruz zaten. Facebook üç sene içinde 50 milyon civarında bir kullanıcı tabanına sahip ve 15 milyar dolarlık bir değer biçilmekte.
Ama görünüşe bakılırsa bu dört yıllık kan davası sonuçlanma yolunda. Mahkeme herhangi bir yasadışı durum olup olmadığını anlamak üzere Zuckerberg’in bilgisayarlarının incelenmesi için karar almış durumda. Adli veri uzmanlarının raporundan sonra Facebook’un el değiştirmesi bile olası.
İlgili haber: Poking Facebook
3 Aralık 2007
(13:49)
Activision ve Blizzard birleştiler.
Yazan: Sinan Taga
Oyun dünyasının iki büyük ismi Activision ve Blizzard 18.8 milyar dolar değerinde bir anlaşma ile birleştiklerini açıkladılar.
Amerika tabanlı firma Activision özellikle konsollardaki oyunları (Tony Hawk, Guitar Hero gibi) ile tanınıyor. Blizzard ise Starcraft ve tabii ki Warcraft’ın yaratıcısı. Şu an için Word of Warcraft Dünya çapında dokuz milyon aboneye sahip.
Yeni kurulan girişime ilk planda Blizzard iki, Activision ise bir milyar dolar yatıracaklar. Yeni girişimin adı ise “Activision Blizzard” olacak ve şu an Activision’un CEO’su Bobby Kotick tarafından yönetilecek.
Vivendi’nin (Blizzard’a sahip olan fransız firma) patronuna göre, Blizzard ve Activision birleşmesi ile bu sektörde yeni bir lider yaratılması planlanıyor.
Activision 1979′da kuruldu ve bir iflas ile bir sürü el değiştirme yaşadı. Blizzard ise bir sürü el değiştirmeden sonra şu an Fransız Vivendi firmasının altında.