Phpanywhere – Çevrimiçi php editörü

Phpanywhere bir çevrimiçi PHP editörü. Bir php editöründen beklenen bir çok özelliğe sahip. Örneğin kod renklendirmesinden kod tamamlamasına kadar çeşitli özelliklere sahip. Bunun dışında bit FTP istemcisine de sahip. Dolayısı ile FTP ile ulaşabildiğiniz tüm dosyalarınızı bu editör ile düzenleyebilirsiniz.

Belki Zend IDE ya da diğer IDE’ler gibi detaylı özelliklere sahip değil ama  herhangi bir Internet gezgininden projenizde değişiklik yapmak için ideal.

İster çok acil yapılması gereken küçük değişiklikler, ister yerel geliştirme olanağı olmayan projeler için son derece ideal ve kullanışlı.

Buradan ulaşabilirsiniz.

Browser içi Web Geliştirme Araçları

Web browserların işe yarayan bir sürü eklentileri var. Bu eklentilerden bir kısmı da web geliştirme ile ilgili. Bu browser (ya da tarayıcı) içi eklentiler sayesinde browser’ınızın içinden çıkmadan bir çok işi halledebilirsiniz.

Kendi kullandığım ve diğer popüler eklentilerin bir listesi.

Firebug

Firebug web geliştirme araçları arasında sanırım en saygın yere sahip uygulamalardan biri. HTML, CSS, DOM ve Javascript’i incelemek ve hataları ayıklamak amacı ile yaratılmış bir eklenti. Ama Firebug’ı asıl üne kavuşturan şey herhalde Javascript ile program yazanların hataları ayıklama yöntemlerini kökten değiştirmiş olması. Artık Javascrit programcıları hataları ayıklamak için alert() fonksiyonundan daha fazlasına sahip. Ayrıca DOM’a müdahele yeteneği ile web sayfasında olabilecek değişiklikleri anında görmenizi sağlıyor.

DOM’u anında değiştirme yeteneği dışında, aynı şeyi CSS ve HTML içinde yapabiliyor. Aynı zamanda ağ hareketlerini de kontrol ediyor ve HTTP bağlantıları hakkında detaylı bilgiler verebiliyor.

Bunların dışında Firebug ile çalışan bir iki eklenti ile çok daha fazlasını da yapabiliyor. Örneğin FirePHP,  PHP ile geliştirilen Ajax uygulamalarında büyük kolaylık sağlıyor. FireScope adlı başka bir eklenti ise HTML ve CSS konusunda referans materyelleri ekleyerek Firebug’ı bir adım daha öne taşıyor.

Yahoo! tarafından geliştirilmiş başka bir eklenti Yslow‘da Firebug üzerinden çalışıyor. Sayfanın front-end içeriğini analiz ederek performansı ile ilgili bilgiler ve bir de not veriyor. (A en iyi F en kötü şeklinde) Ayrıntılı analiz sonuçlarına bakarak sayfanızda tıkanmalara yol açan yerleri görüp bunları düzeltebilirsiniz.

Firebug bir Firefox eklentisi ama diğer tarayıcılarda çalışanlar bu muhteşem eklentinin bazı özelliklerinden yararlanabilirler. Firebug’ın bir ‘lite’ sürümü var. Bu IE, Safari, Opera gibi diğer tarayıcılara da belli ölçüde bir Firebug işlevselliği kazandırıyor.

Web Developer

Web Developer Mozilla tabanlı tarayıcılar (Firefox, Flock, Seamonkey gibi) için bir eklenti. Tarayıcıya bir toolbar ve menu ekliyor. Bir web sitesini incelemek ve hatalarını ayıklamak konusunda çok sayıda seçenek sunuyor.  CSS ve stiller, sayfada bulunan seçiciler hakkında geniş bilgi veriyor.

Bunların dışında CSS’i, Javascript’i resimleri etkisiz hale getirmekten tutun da sintaks kontrolörlerine kadar bir sürü yararlı özelliği de bünyesinde barındırıyor. Formlarla çalışmayı kolaylaştıran bir başka seçeneğe daha sahip. Doğrusu Web Developer’ın o kadar yararlı özellikleri var ki hepsini saymak zor. Firebug kadar popüler başka bir eklenti.

Venkman

Venkman Mozilla’nın kendi Javascript debugger’ının kod adı. Aynı zamanda bir Firefox eklentisi olarak da mevcut. Dolayısı ile karmaşık Javascript programlarında hata ayıklamak için oldukça faydalı bir eklenti.

ColorZilla

ColorZilla basit bir eklenti. Tarayıcının sol alt köşesine bir ikon ekliyor. Bu ikona basınca gezmekte olduğunuz web sitesinde hangi renkler kullanııldığını görüp onların renk kodlarını alabiliyorsunuz. Oldukça basit ama bir o kadar da kullanışlı bir eklenti. Renklerle çalışmayı son derece kolaylaştırıyor.

MeasureIt

ColorZilla renklerle çalışmayı ne kadar kolaylaştırıyorsa MeasureIt de web sayfasında ki uzunluklara çalışmayı o kadar kolaylaştırıyor. Bir web sayfasında istediğiniz yerden istediğiniz yere kadar bir cetvel çekerek oradaki uzunlukların kaç piksel olduğunu size hemen söylüyor. Basit ama son derece faydalı.

FireShot

FireShot bir browser içi görüntü yakalama programı. Browser’ın içinde bulunan görüntüyü yakalayıp, üzerinde değişiklikler yapabilir, yazılar yazabilir, şekiller çizebilir ve onları kaydedebilirsiniz. Firefox ve IE içinde mevcut.

FireFTP

Bir FTP programının bir web geliştiricisi için gerekliliği ortada. Ama dosya transferi işlerinizi tarayıcınızın içinden çıkmadan halletmek istiyorsanız FireFTP tam size göre. Sistem bağımsız olması dışında, FireFTP tam teşekküllü bir FTP yazılımından hiç bir eksiği yok.

HTML Validator

HTML Validator görüntülenen sayfanın HTML kodundaki hatalar olup olmadığını gösteren basit bir yazılım. Tidy ve OpenSP algoritmalarına göre sayfayı kontrol ediyorlar. İki algoritmada Firefox’un içinde bulunduğundan kodunuz başka bir sunucuya gitmiyor.

TamperData

TamperData sunucudan gelen HTTP başlıklarını incelemenize ve aynı zamanda sunucuya gönderilen POST isteklerini değiştirerek müdahale etmenizi sağlayan bir eklenti.

Kısa Kısa…

HackBar: HackBar web sitenizin güvenliğini kontrol etmenizi sağlayan başka bir Firefox eklentisi.

Modify Headers: Sunucuya gönderilen istek başlıklarına (request headers) müdahele etmeniz gerekirse.

HttpFox: Sunucu ve istemci arasından bütün istek ve cevapları izleyen başka bir eklenti.

Siz ne kullanıyorsunuz?

Burada yazdıklarım dışından web geliştiriciler için binlerce farklı tarayıcı eklentisi var. Sizin favori eklentiniz hangisi? Ben Firefox kullandığım için buradaki eklentilerin büyük çoğunluğu Firefox eklentileri. Eğer başka bir browser kullanarak geliştirme yapıyorsanız tarayıcınız içinde kullandığınız favori eklentileri bizimle paylaşın. :)

iPhone 3G incelemesi

Apple’ın Ipod’dan sonra bir telefon üzerinde çalıştığını açıkladığı an olan 2004 Aralık’ığından beri 4 seneden fazla bir zaman  geçti.

O zamandan beri ne zaman yeni bir Iphone piyasaya çıksa olay oluyor. Iphone ailesinin en yeni üyesi Iphone 3G’de yaz ortasında Amerika’da şimdilerse ise ülkemizde de piyasaya sürüldü.

iPhone’u Apple’ın web sitesinde il kez gördüğümden beri bir Iphone sahibi olmak istiyordum. Muhteşem görünüşlü bir şeydi. Bu arada kabul etmek gerekir ki o zamanlar – yani ilk ortaya çıktığı zamanlarda – Iphone’a uzaktan yakından benzeyen bir telefon yoktu. Şimdi ise durum biraz daha farklı. Ama genede en sonunda gittim Turkcell’in kampanyası dahilinde Iphone’umu aldım.

Açıkçası Turkcell’in bir olay haline getirmeye çalışması, büyük reklamının yapılmasına rağmen öyle bir büyük bir iPhone 3G deliliği yoktu. Sabah Turkcell bayiisine gittim ve yarım saatlik bir bekleme sonunda Iphone’u aldım. Bu yarım saatlik beklemeninde en büyük sorumlusu Turkcell’in pek akıllıca olmayan uygulamaları.

iPhoneiPhone’un en belirgin yanı sanırım görüntüsü. Iphone 3G ise 2 renkte geliyor. Siyah ve beyaz olarak. Her ne kadar zevkler ve renkler tartışılsa da büyük çoğunluk benimle aynı fikirde olacaktır.  Iphone güzel gözüküyor.

iPhone’un ekranını nasıl bir şey olduğunu bilemeyn birilerinin kaldığını sanmıyorum.  Ama ekranın en etkileyici tarafı kocaman (480 x 320) ve bol renkli görüntüsü değil. Iphone’u parmaklarınızla kontrol etmek hem son derece kolay hem rahat hem de çok eğlenceli.

Tabii bu başarının büyük bir kısmı da Apple’ın yazılımına ait. Ama ondan önce donanım ile ilgili söylemek gereken bir kaç şey daha var. Iphone’un donanımı oldukça kaliteli gibi duruyor. Güzel görüntüsünün içinde son teknolojileri barındırıyor. Her ne kakdar boyut olarak bazı cep telefonlarından büyük olsa da tasarımı sayesinde rahat kullanılıyor ve rahatsızlık vermiyor. Konuşma kalitesi oldukça yüksek. Ihpone’un kulakılık girişi standart, dolayısı ile herhangi bir standart kulaklık ile iPhone’unuzu kullanabiliyorsunuz. Yalnız Iphone’unu hoparlörünün (speaker) ses kalitesi pek yüksek değil. Öncelikle fazla yüksek seslere ulaşmıyor. Dolayısı ile hoparlörden müzük dinlemek her zaman için rahat olmayabilir. Ayrıca hoparlör çoğu taşınabilir cihazdaki gibi stereo değil mono.

iPhone yanında küçük bir adaptör ile geliyor. Aslında bu adaptör fişe bağlanan USB gibi bir şey. Bu yüzden iPhone’u ister USB portlu bir bilgisayardan istersenizde şehir ceryanından şarj edebiliyorsunuz. Bu aslında iyi bir şey çünkü Iphone’un pil ömrü çok uzun değil.

Apple’a göre iPhone 3G’nin pil ömrü şu şekilde:

  • 10 / 5 (GSM / 3G) saatlik konuşma
  • 5 saat 3G data
  • 6 saat WiFi
  • 24 saat müzik
  • 7 saat video

iPhone 3G’nin en büyük özelliği hızı. Yani artık 3G ağları kullanarak daha hızlı bir erişim sağlıyor. Tabii biz şu anda Türkiye’de 3G teknolojisine sahip olmadığımız için bu konuda bir şey diyemiyoruz. Şimdilik EDGE ile gezinilen Internet ve e-posta alıp gönderme ise tahmin edersiniz ki pekhızlı değil.

Söylendiğine göre iPhone AGPS denilen bir sistem kullanıyor. Anladığıma göre bu sistem telefon vericilerini de kullanarak yerinizi daha hızlı belirlemeye yarıyor. Gene söylenenlere göre bu sistem şu anda cep telefonu olarak sadece iPhone’da varmış. iPhone’un GPS’i sayesinde haritada her an nerede olduğunuzu görebiliyorsunuz. Teorik olarak bulunduğunuz noktadan başka bir yere de yol tarifi alabiliyorsunuz. Ama nedense bu sistem Türkiye’de tam olarak çalışmıyor. Bunun suçu tam olarak Google Maps de mi bilemiyorum ama büyük ihtimalle iPhone burada pek kabahatli değil. Ama sonuç bu özellikten şu anda tam anlamı ile yararlanamıyoruz. Zaten iPhone’un bir sürü özelliği şu an için Türkçe ve Türkiye desteğine sahip değil.  Bunun dışında GPS sayesinde iPhone ile çektiğiniz fotoğraflara resmin yerini de ekliyebiliyorsunuz.

iPhone’un yazı girme sistemi ekran üzerinde beliren bir klavyeye dokunmak sureti ile gerçekleşiyor. Bu kimileri için rahatsızlık verici olabilirse de beni fazla  rahatsız etmedi.

Bunu iPhone’un e-posta istemcisi çok süper olmasada gene de kullanışlı. Her ne kadar bazen geriye gitmek problem olabiliyorsa da e-postalar rahatça okunuyor.  Bunun dışında Yahoo! Mail’de de push desteği varken nedense Gmail’de hala push desteği yok. Exchange desteğini de ben kullanmadım ama başarılı olduğu söyleniyor.

Bu arada iPhone Apple’ın web tarayıcısı olan Safari’yi kullanıyor. Çoğu sayfada düzgün çalışsada flash eklentileri şu anda gösteremiyor. Ama öte yandan Youtube videolarını başka bir uygulama (üzerinden yüklü) seyrebiliyorsunuz. Üstelik şu an için iPhone’dan Youtube’a erişilebiliyor.

iPhone’un güzel yanlarından biride bir sürü uygulamam indirirek iPhone’unuza yeni özellikler kazandırabiliyorsunuz. Bunların arasında bir sürü de oyun var. Üstelik bu oyunlardan (ve uygulamalardan) bazıları iPhone’unu hareket teknolojisinide kullanıyor. Dolayısı ile eğleneceli ve değişik oyunlarda bulmak mümkün.

Bu arada iPhone gerçekten gerzekçe yönleride var bunların göze batanlarının başında bir kişiden gelen mesajlardan sadece bir tanesini silemiyorsunuz, mesajların hepsini silmeniz lazım… MMS desteği yok, iPod’dakişarkıları ringtone yapamıyorsunuz (daha doğrusu Apple’a para ödemeden)

Ferruh Mavituna sitesindeki yazıda iPhone’un kötü yanlarını bir güzel anlatmış. Baştan yazmaya gerek kalmadı.

Sonuç olarak iPhone bazı konularda yetersiz olabilir ama bence kullanması rahat bir çok özelliği olan güzel bir cep telefonu. Belki Blackberry ve Ericcson P1 gibi akıllı telefonlarda bulunan bütün ileri özelliklere sahip değil ama gene de rahatlıkla kullanılan güzel bir cep telefonu. Negatif yanlarına rağmen henüz pişman olmadım. Burada tabii henüz kelimesini vurgulamakta yarar var. :)

Bu arada iPhone 3G almak isterseniz seçenekleriniz şunlar. Birinci normal bir telefon gibi bir cep telefonu satıcısından alabilirsiniz. Bu durumda 1000 YTL’nin üzerinde bir fiyattan başlıyorlar. İkincisi Turkcell ve Vodafone iPhone ile ilgili kampanyalar yapmışlar. Eğer konuşma durumunuza uygun bir seçenek bulabilirseniz Turkcell’den iPhone daha ucuza geliyor. Vodafone’da ise tarifeler daha ucuz ama iPhone daha pahalı.

Bu arada yurt dışında iPhone 3G’nin sim kilitsiz olarak satılması ile de yurt dışından daha uygun bir iPhone bulma ihtimali de giderek artıyor.

PSP için yeni hack; Zaman Makinası (Time Machine)

Eğer PSP için çıkan evde yapılmış (homebrew) programları veya değişik firmware’leri takip ediyorsanız Dark Alex ismi size yabancı gelmeyecektir. Geçtiğimiz günlerde Youtube’da Dark Alex’in PSP slim için 1.50 firmware ile ilgili bir videosu vardı. Öyle görünüyor ki bu sefer de Time Machine adı verilen yeni bir program yazmış. Özet olarak Time Machine, daha önceki firmwareleri veya özelleştirilmiş (custom) firmwareleri bir düğme ile pandoradan yüklemenize izin veriyor. Böylece PSP’nizi Memory Stick üzerinde yüklü bir firmwareden boot edebiliyorsunuz.

PSP modder Dark Alex

Bunun dışında daha önceden PSP’lerini yeni bir şeyle yüklemeye çalışırken firmwarelerini bozan ya da yok eden kullanıcılar için de iyi bir haber var. Time Machine bozuk firmwareli PSP’leri de açmanızı mümkün kılıyor.

Bu arada Time Machine henüz 0.1 sürümünde yani gene de dikkat etmekte fayda var. Ama genel olarak Dark Alex’in programları şu ana kadar oldukça iyiler. Time Machine hem ince hem de şişko PSP’de çalışıyor.

Dark Alex’in sitesinde Time Machine’i ve diğer hacklerini bulabilirsiniz.

El yapımı flaş yayıcı

Çoçukluk arkadaşım İlker başımıza fotoğrafçı oldu çıktı. Bu hobisinde de oldukça ciddi. En son olarak kendine bir flaş yayıcı yapmış.

Hikayesini kendi kelimeleriyle okuyabilirsiniz.

Canon fotoğraf makinası ve el yapımı flaş yayıcı

El yapımı (DIY) flaş yayıcı (Flash Diffuser) (DIY: Do it yourself)

Siz de benim gibi fotoğrafa ucundan meraklıysanız… ama henüz makinanıza external harici bir flaş edinmediyseniz bu ilgilinizi çekebilir.

Ben pek flaş ile fotoğraf çekmeyi sevmiyorum… Bütün renkleri öldürdüğünü düşünüyorum. Ama bazı durumlarda.. özellikle karanlıkta hareketli objeler çekiyorsanız flaş kullanmadığınız zaman fotoğrafta bir bulanıklık oluyor.

Bu sıkıntım üzerine şöyle bir araştırma yapayım dedim… Amazon’da karşıma Soft Screen Diffuser çıktı. Aslında $11.95 bir şey değil ama ne yazık ki US’te değiliz. Bunu, tanıdığım en iyi mekanik dahisine, yani babama gösterdim.

Birkaç denememizde başarısız sonuçlar aldık, adı üstünde deneme. Bu denemelerin sonunda tecrübe kazanan babam yine en mükemmel çözümü üretti. Aşağıda gördüğünüz fotoğralar yukarıdaki el yapımı flaş yayıcı ile çekildi. (flaş yayıcı Türkçe de var mı yoksa ben türkçe yazmak için fazla mı kasıyorum).
Flaş yayıcı kullanılmadan çekilen resim

Direk Flaş ile çekilen resim… Özellikle gölgeler çok keskin. Objenin öne çıkmasını engelliyor. Ayrıca fotoğrafın altında lensin de gölgesi düşüyor.

Flaş yayıcı ile çekilmiş resim

DIY Flash Diffuser ile çekilen resim. Gölgeler yayılmış. Objeyi ön plana çıkarıyor

Sony PSP için Skype’i resmi olarak ilan etti.

Daha önce açıkladığımız gibi Sony Skype’in PSP’ye ekleneceğini resmen açıkladı. Buna göre ay sonuna doğru çıkması beklenen bir firmware güncellemesi sayesinde PSP’ler Skype’a kavuşacaklar. Skype menüsü, PSP’nin ağ (network) menüsünün altında olacak. Gerisi ise bilgisayarınızda kullandığınız Skype ile aynı yani Skype’tan Skype’a bedava aramalar yapabilecek, ufak ücret karşılığında normal telefonları arayabilecek ve normal telefonlardan çağrı alabileceksiniz. Öte yandan Skype sadece yeni model PSP’ler de çalışacak (yani PSP slim gibi). gene haberi okuduğum Engadget‘a göre oyun sırasında arama yaplıp yapılamayacağı ise henüz belli değil.

PSP Skype

Skype, Sony PSP’ye geliyor

Sony, makinalarının değerlerini arttırmak için ek özellikler ekleme konusunda oldukça cömert davranmaya başladı. Bir kaç gün önce Medya Yöneticisi’ni yazmıştık. Sony’nin 2008 planları arasında ise PSP’ye Skype özelliğini eklemek var. Aslında bu sanırım plandan daha öte bir durumda. Çünkü Sony CES sayfasında bunu ilan etmiş durumda. Yani asıl soru Skype’ın PSP’ye gelip gelmeyeceği değil, ne zaman geleceği.

Sony PSP

Ayrıca Sony’nin tek sürprizi de bu değil. Ayrıca PSP’ye bir de Internet radyosu ekleneceği gene aynı sayfa da mevcut. Kablosuz geniş bant bağlantılarının devamlı arttığı bu zamanda oldukça hoş özellik.

Creative Zen 32GB

Creative Zen 32GBI-pod en çok satan mp3 çalıcı olabilir. Ama eğer tek derdiniz marka merakı değilse Creative’in Zen’ine de göz atmanızı öneririm. Üstelik çok yakından 32GB’lık yeni modelini çıkartacağını da açıkladı. Hem bu 32GB sabit disk olarak değil, flash hafıza olarak bulunacak, üstelik yeni SDHC kartlar için desteği var. Yani 16Gb daha artırabilir kapasite demek. Ayrıca korumasız AAC dosylarını da çalabilmesi büyük artılarından biri.

Creative’in ses teknolojilerinde ki deneyimi Creative Zen’in mükemmel ses kalitesinin en büyük nedenlerinden biri. Sizde Ipod’un sınırlamalarından sıkıldıysanız ve yeni bir MP3 player çalıcı arıyorsanız Creative Zen’e bir göz atın derim.