26 Mart 2008
(22:30)
Döküman Özgürlüğü Günü
Yazan: Sinan Taga
Bugün Döküman Özgürlüğü Günü. Yazılım Özgürlüğü Gününü tamamlaması amacıyla, ilki 2008 yılında olmak üzere bundan sonra her sene Mart ayının son Çarşamba’sı ODF tarafından Döküman Özgürlüğü Günü ilan edilmiş. Günün amacı özgür döküman standartları konularında bilgilendirmede bulunmak ve bu konularla ilgili etkinlikler düzenlemek.
60 ülkeden 200′ün üzerinde takım bugünü özgür döküman konularında bilgi vermek, konuşmalar yapmak, özgür dökümanın önemini göstermek için kullanıyor. Bu hareketin arkasında özellikle Microsoft’un kendi OOXML formatını bir standart hale getirmeye çalışması da var tabii.
Kısaca özgür döküman size kaydettiğiniz bir dökümana istediğiniz zaman erişme hakkınız olabilmesi için serbest ve özgür bir standart sağlıyor olmalı. Bu günün arkasında yatan anafikir bu. Kimileriniz, WWW’in ilk zamanlarında resim formatlarında yaşananları hatırlarlar. Her türlü döküman ile bu problemleri yaşamak için bu konuya dikkat edilmesi lazım. Tabii bu olay her ne kadar kendi başına önemli olsa da asıl daha önemlisi Yazılım Özgürlüğü.
Doküman Özgürlüğü Günü web sitesinde Türkiye’de bu konuyla ilgili takımın web sitesi www.ozgurlukicin.com olarak gözüküyor. Ne yazık ki ben sitede veya etrafta bu konu ile ilgili Türkçe bir kaynak göremedim. Ya da herhangi bir yerde bu konunun bahsinin geçtiğini duymadım. Bugün geçti ama bu yıl 20 Eylül Yazılım Özgürlüğü Günü en azından buna hazırlanacak zaman var.
Üstelik bu günlerin sponsorları da büyük firma ve kuruluşlar. Bunların arasında FSF, Google, Canonical gibi firmalar da var. Umarım Türkiye özgür yazılım ve özgür döküman konusunu da treni kaçan konular arasına eklemez.
26 Mart 2008
(22:05)
VLC Player ve Mozilla’dan güvenlik yamaları
Yazan: Sinan Taga
Mozilla Firefox bir sürü güvenlik sorununa çözüm getiren 2.0.0.13 sürümünü yayınladı. Firefox 3′ün çıkmasına daha zaman varken, Firefox 2 kullananların bu sürüme yükseltmesinde fayda var. Bu güncelleme, hassas veriye ulaşma, güvenlik sınırlamalarını aşma ve çapraz site betiklemesi (cross site scripting) gibi bir sürü güvenlik sorunu için düzeltmeler içeriyor.
Bu arada bedava medya oynatıcıların en yaygın olanları arasında bulunan VLC Media Player, bir tamsayı taşması hatası yüzünden saldırganların bilgisayarınızda kodlar çalıştırmasına izin veriyor. Özel olarak düzenlenmiş bir MP4 dosyası bu duruma yol açıyor. Buna özüm olarak bir güvenlik yaması mevcut. Eğer VLC Player’ı kullanıyorsunuz bu yamayı yüklemenizde fayda olabilir. VLC’nin sitesi: http://www.videolan.org/
23 Mart 2008
(03:42)
Bilgisayarınızdaki dosyalara uzaktan ücretsiz erişim
Yazan: nuspirit
Her ne kadar internet üzerinde dosyalarınızı barındırabileceğiniz servisler artmış olsa da bilgisayarlarımızdaki tüm dosyaları buralara göndermek mümkün değil. Özellikle hem evde hem işte ayrı bilgisayarlar kullanıyorsanız mutlaka diğer bilgisayardaki dosyalardan bazılarına ihitiyaç duyarsınız. Böyle bir durumunuz olmasa da arkadaşınıza gittiğinizde ona bilgisayarınızdan birşey göstermek isteyebilirsiniz.
Bunu yapmak için çeşitli yöntemler var; Aklıma gelenlerden bazıları severek kullandığım windows ile standart gelen uzaktan erişim, ftp server (örn. FileZilla Server - open source, açık kaynak), ücretli bazı yazılımlar (örn. GoToMyPc) ve bunlar gibi birçok çözüm. Fakat aşağıda anlatıcağım bazı özelliklerden dolayı Microsoft’un Foldershare yazılımını incelemeye değer gördüm.
FolderShare Microsoft’un Live hizmetleri içerisinde sunduğu çözümlerden biri. İsminden de anlaşılacağı gibi uzaktan masaüztünüze erişmek değil dosyalarınıza ulaşmak için kullanılan bir yazılım. Anladığım kadarı ile daha önceden başka bir firma tarafından geliştirilmiş ve Microsoft tarafından satın alınıp Live hizmetlerine eklenmiş. Şu anda halen beta sürümü de olsa ben hem vista hem de xp işletim sistemlerinde test ettim. Problemsiz çalışıyor.
Dosyalarınızı paylaştırmak istediğiniz bilgisayara bir program yüklemeniz gerekiyor. Buradan indirebilirsiniz. Bu sayfada dikkatinizi çekecektir, yazılım hem Windows hem de Mac OS uyumlu ve sadece 1MB civarında bir dosya boyutu var. Yüklediğiniz zaman başlat menünüzün Microsoft Live klasörünün altına Live Messenger ve Live Photo Gallery gibi yazılımların yanına giriyor. Yüklemesi de çok kolay, yanlızca sizden bir foldershare hesabınız olup olmadığını soruyor. İlk seferinde yükleme sırasında bu hesabı yaratabilirsiniz. Diğer bilgisayarlara yüklerken bu e-posta adresini ve şifrenizi yazmanız yeterli olucaktır.
Yükleme tamamlandıktan sonra yazılım arkaplanda çalışmaya başlıyor. Hafızada da sadece 3MB civarında bir yer kaplıyor. Live messengerın 10MB kapladığınız düşünürsek oldukça az denebilir. Bu noktadan itibaren artık dosyalarınıza internet üzerinden ulaşabilirsiniz. Denemek için FolderShare.com sayfasına gitmeniz yeterli. Yükleme sırasında kullandığınız e-posta adresini ve şifresini girdiğinizde bilgisayarınızı görüceksiniz. Artık içine girip tüm dosyalarınızı gezip istediklerinizi indirebilirsiniz.

En önemli avantajlarından biri de firewall arkasında çalışması. Genel olarak tüm uzaktan erişim yazılımlarında router ayarlarına girip bazı değişiklikler yapmanız gerekmektedir. Bunu evinizde belki yapabilirsiniz ama her zaman router veya firewall’a erişiminiz olmayabilir. Veya nasıl yapıldığını bilmiyor olabilirsiniz. Bu FolderShare ile bunları yapmanıza gerek yok. Ayrıca evdeki ADSL bağlantılarımızın çoğu kapatılıp açıldığında yeni bir IP adresi almaktadır. Bazı direk bağlantı yazılımlarında bu IP adresini bilmeniz gerekmektedir. Bunu yapan yazılımlar tabiki var ama yine bazı kişiler için karmaşık gelebilir ve sonuçta ek yazılım yüklemek kimse istemez. FolderShare ile bu IP değişikliğinin farkına bile varmazsınız.
Tabi bazı gözüme çarpan dezavantajlar da var. Bunlardan en önemlisi bilgisayarınızdaki dosyalara ulaştınız ve indirmek istediğiniz dosyalar var. Bunların hepsini tek tek indirmeniz gerekiyor. Bence bir sepet sistemi olsa ve sepetteki dosyaları sıkıştırıp indirme olanağı sağlasalar çok hoş olur. Ayrıca bir live hizmeti olduğu halde Live single sign-on kullanılmıyor. Yine Live hizmetlerinden olan SkyDrive ile de bir entegrasyon olması gerekirdi diye düşünüyorum. Umarım bu özellikleri ileride görebiliriz.
22 Mart 2008
(02:02)
Firefox ile Flash (SWF) dosyalarını indirmek
Yazan: Sinan Taga
Firefox’un neden üstün bir web tarayıcısı olduğunu gösteren bir sürü sebep yetmezmiş gibi, buyrın bir tane daha.
Eğer bir web sayfasında bir flash dosyasını gördüyseniz ve offline çevrimdışı iken de bu uygulamaya ihtiyaç duyuyorsanız, bu flash dosyasını kaydetmek isteyebilirsiniz. Son zamanlarda SWF dosyalarını kaydeden bir sürü programcık var etrafta. Peki ama bunlara gerek var mı? Cevap hayır. Eğer Firefox kullanıyorsanız sayfalara gömülü SWF dosyalarını hiç bir ek programa gerek kalmadan indirip bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.
İşte bir kaç adım ile dosya bilgisayarınızda:
- İndirmek istediğiniz SWF dosyasının olduğu sayfaya gidin.
- Sayfada iken boş bir alana sağ tıklayarak menüyü çıkartın ve burada sayfa bilgi (Page Info) kısımlı seçeneğe tıklayın.
- Karşınıza sayfa ile bilgi veren bir pencere çıkacak. Buradaki sekmelerden “Media” sekmesini seçin. Bu sekmenin altında sayfada bulunan çeşitli medya dosyaları görüntüleniyor.
- Görüntülenen dosyalardan indirmek istediğiniz SWF dosyasını seçin ve hemen altta bulunan Farklı Kaydet (Save As..) düğmesi ile kaydedin.

Hepsi bu kadar.
Tabii, kaydettiğiniz SWF dosyasını görüntülemek için sisteminizde SWF dosyalarını oynatabilen bir programın da yüklü olması lazım.
18 Mart 2008
(11:18)
Arama Motorları Nasıl Çalışır
Yazan: Sinan Taga
Internet’te çoğu zaman her konuda son derece güzel içerikler mevcut. Ama problem bunları bulmak. Dolayısı ile Internet’tebir şey aradığımız zaman hemen arama motorlarına dönüyoruz. Peki ama bu arama motorları nasıl çaılışıyorlar. Bende bunu merak ettim. Daha sonra öğrendiklerimi paylaşmak iyi br fikir olabilir diyerek bir yazı halinde buraya yazdım.
İlk önce belirtmek lazım ki başlıca iki tür arama motoru var. Bunlardan ilk grup insanlar tarafından oluşturulanlar. Bunların başında DMOZ geliyor (Wikia’da başka bir örnek). Belki de bunlara bir arama motoru demektense birer dizin demek daha doğru olabilir.
Diğer kısım ise bizi asıl ilgilendiren arama motorlarının olduğu kısım. Yani başını Google’ın çektiği otomatik arama motorları. Dolayısı ile bu yazıda bundan sonra arama motoru kelimeleri kullanıldığı zaman bunlardan bahsediyor olacağım.
Devamı için tıklayın
17 Mart 2008
(14:28)
Meet Me Room (Buluşma Odası)
Yazan: Sinan Taga
Bir Buluşma odası bir sürü servis sağlayıcının ağlarını, diğer ağlara fiziksel olarak bağladıkları oadalar verilen isimdir. Her ne kadar Internet’i biribirine bir çok farklı yerden bağlanabilen bilgisayarlar olarak düşünmek kolay olsa da, bu servis sağlayıcılar da fiziksel olarak bir yerden Internet’e bağlanmak zorundalar.
Wired Magazine’in web sitesinde bu Meet Me Room’ların en kalabalık olanlarından biri ile ilgili bir haber var. Los Angeles’da bulunan One Willshire adlı bina 260′dan fazla servis sağlayıcıya ev sahipliği yapıyor.
Bana oldukça ilginç geldi. Sizin de ilginizi çekebilir. Diğer fotoğraflar için bu bağlantıyı takip edebilirsini.
14 Mart 2008
(13:34)
Fireworks için 48 adet web 2.0 stilli
Yazan: Sinan Taga
Akhtar Sheikha (2 expert design) adında biri daha önce Photoshop için yayınlanan web 2.0 layerlarının Fireworks’e uyarlamış. Fireworks için etrafta artık çok fazla bedava kaynak bulunmaması bu stilleri Fireworks kullanıcıları için daha önemli hale getirebilir. Buradan veya buradan indirebilirsiniz. Bu stiller Fireworks 8 ve CS3 ile uyumlular.

13 Mart 2008
(19:36)
IronKey - Kendini yok USB bellek
Yazan: Sinan Taga
USB bellekler günümüzde son derece yaygın ve kullanışlı şeyler. her gün ucuzlayan fiyatları, artan kapasiteleri ve değişik çeiştleri ile bilgisayar kullananlar için neredeyse vazgeçilmez bir ürün haline geldiler. Gigabytelarca veri cebinizde ve hemen her yerde ulaşılmaya hazır durumda. Tabii durum böyle olunca yavaş yavaş bir güvenlik sorunu da ortaya çıktı. İnsanlar kişisel, hatta bazen şirketlerle ilgili bilgilerini bile bu USB belleklerde tutmaya başladılar. Ama USB belleklerin çok büyük bir dezavantajı var; her an kaybolabilirler. Veya kolayca çalınabilirler. Siz daha farkına bile varmadan içindekiler (size ait özel dosyalar, resimler)kopyalanabilir.
IronKey tüm bunlara çözüm. Okumaya devam etmek içi tıklayın.
10 Mart 2008
(17:42)
Gmail, okunmamış e-postalar için RSS beslemesi
Yazan: Sinan Taga
Gmail’in başka e-posta servislerinde olmayan (bildiğim kadarı ile) çok süper bir özelliğe sahip. E-posta kutunuzdaki e-postaları RSS beslemesi olarak da ulaşmanıza imkan veriyor. Firefox ve Gmail’i uzun süredir kullanıyor olmama rağmen bende bu özelliğin farkına burada gördükten sonra vardım.
İşin ilginç yanı, hatırladığım kadarı ile o RSS düğmesine sanırım basmıştım ama nedense çok ilgimi çekmemişti. Örneği http://mail.google.com/mail/feed/atom/ gibi bir adres size gelen kutunuzdaki (inbox) son bir kaç mesajı besleme olarak gösteriyor. Ama Gmail’in saıl hoş özelliği etiketler için de besşeme yapabilmesi. Bildiğiniz gibi Gmail’in kendi için kullandığı bir kaç tane etiket var. Örneğim “unread”. Dolayısı ile bu etiketi kullanarak http://mail.google.com/mail/feed/atom/unread/ şeklindebir adres ile okunmamış e-postalarımıza e-posta olarak erişmek son derece basit. Tabii eğer isterseniz geçerli herhangi bir etiketlede bu özelliği kullanabilirsiniz.
Göz önünde bulundurulması gerekne tek nokta, Gmail’in RSS beslemelerinin şifre korumalı olması. Bu yüzden de şifre korumaları beslemeleri okuyabilecek bir RSS okuyucuya ihtiyaç var. Yani Google Reader işinize yaramayacaktır. Ama Firefox, her konuda olduğu gibi bu konuda da yardımınıza koşuyor. Sisteme giriş yapmış durumda bu beslemeleri Firefox’un canlı yer imlerine (live bookmarks) ekleyerek oldukça kullanışlı bir hale getirebilirsiniz.
9 Mart 2008
(11:33)
Windows klasörlerinizi renklendirin
Yazan: Sinan Taga
Eğer ortalama bir Windows kullanıcı iseniz büyük ihtimal ile Windows klasörleniz ile başınız derttedir. Nerede ne var? Hangi klasör ne işe yarıyor? Ne kadar programlı olsanız da bu gibi durumlar zaman zaman problemli olabilir.
Bu tarz bir organizasyon problemi ile karşı karşıya olduğunuz hissine kapılıyor iseniz Folder Marker adında bir program hayatınıza renk getirebilir. Folder Marker, Windows Explorer’da görünen klasörlerinizi renklendirmenizi sağlıyor. Bu sayede isteğiniz klasörleri belli renklere ayırarak en azından neyin nerede olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz. Öte yandan sadece renkli klasör seviyor da olabilirsiniz. Programın üç sürümü mevcut bunlardan bir tanesi bedava. Dolayısı ile indirip kurabilir ve denemeye bailayabilirsiniz.