Php header() fonksiyonu ve utf-8

Dün akşam PHP’de bir uygulama geliştirmeye çalışırken başıma bir şey geldi. Çözene kadar saatler geçti. Başkasının da başına gelebilir diye buraya yazıyorum.

Türkçe karakter içeren uygulamalar geliştirirken dosylarımı UTF-8 olarak kaydediyorum. Böylece bir sürü yerde Türkçe problemi ile karşılaşmıyorum. Fakat görünen o ki header() fonksiyonu UTF-8′den hiç hoşlanmıyor.

Devamı için tıklayın

Kaybolan Windows Vista Görev Çubuğu İkonları ve onları geri getirmek

Eğer bir gün baktığıınızda Windows Vista’nın görev çuğundaki (taskbar) ikonlardan bazılarının kaybolmuş olduüunu fark ettiyseniz paniğe gerek yok. Özellikle bir güncellemeden sonra böyle bir durumla karşılabilirsiniz. Öncelikle ilk tepkiniz büyük ihtimalle görev çubuğunun özellikler bölümüne girmek olacaktır. Fakat burada göreceksiniz ki bazı seçenekler gri, yani seçilemez durumda. Yani ayarlarla ilgili bir değişiklik yok.

taskbar özellikleri

Bundan sonraki çözümü arkadaşım İlker internette arayıp bulmuş. Çözüm için tıklayın.

Önemli olan boyuysa…

sizeasy.com boyut karşılaştırmaSizinle bir site paylaşmak istiyorum. Bu sitenin adı www.sizeasy.com. Sitenin yaptığı şey boyutlarını verdiğiniz ürünleri karşılaştırmak. Örneğin 2 tane notebook arasında ki farkı mı görmek istiyorsunuz? Giriyorsunuz siteye, boyutlarını yazıyorsunuz. Size görsel olarak aradaki farkı ifade ediyor.  Bunun yanında daha önceden tanımlı bir kaç gündelik eşya var isterseniz onlarla da bir karşılaştırma yapabiliyorsunuz.

Şimdilik sadece 5 ürünün direk karşılaştıırlmasına izin veriyor. Eğer ölçücek bir şeyleriniz yoksa sitede bulunan bir sürü karşılaştırmaya da göz atabilirsiniz ya da arama seçeneğini kullanarak başkaları tarafından yapılmış karşılaştırmaları görebilirsiniz. Bence oldukça ilginç bir hizmet.

Özellikle ürün incelemeleri yaparken işinizi yarabilir. İşte benim Sony Ericsson P1i incelemesi yaparken telefonu rakipleri ile karşılaştırmamın .

Örümcekleri yakalamak

Internet ÖrümcekleriBir blogunuz varsa ve/veya içerik üreten herhangi bir siteye sahipseniz bu siteniz büyük ihtimalle örümcekler (bot) tarafından ziyaret ediliyordur. Özellikle arama motorları sayfalarınız indekslemek için bu yöntemi kullanıyorlar. Örnek olarak Google’ın örümceği Googlebot periyodik olarak sitenizi ziyaret ediyordur. Bu aslında iyi bir şey. Bu örümceklere yardımcı olmak amacı ile de robots.txt adlı bir dosya kullanılır. Bu dosya kısaca hangi örümceklerin sitede nerelere girmeye ve neleri okumaya veya indekslemeye izinleri olduğunu belirtir. Genelde örümcekler bu sınırlamalara saygı gösterirler. Bütün büyük arama motorlarının örümcekleride bunlara dahil. (Sonradan öğrendim ki MSN hariç. Büyük süpriz!)

Fakat bir örümcek yazmanın çok da zor olmadığı bu zamanlarda etrafta bir sürü kötü huylu örümcek de dolaşıyor. Sitenize gelen bu kötü huylu örümceklerin nedeni büyük ihtimalle ya spam yorumlar ya da içeriğinizi çalmaktır. Ve tahmin edersiniz ki bu kötü örümcekler robots.txt dosyanızı pek takmazlar. Bu benim de başıma geldi hem suaygiri.com’da hem de kişisel sitemde yayınladığım içerikler başka yerlerde ortaya çıkıyordu. İlk önce bunun bir kopyala yapıştır sorunu olduğunu düşündüm. Olabilir de. Ama bazı siteler o kadar fazla çalıntı içeriğe sahip ki bunun sadece kopyala – yapıştır ile olması çok zor gibi gözüküyor. Daha sonra Internet’te content scraping (içerik kazımak) ilgili bir yazı ile karşılaştım. O zaman dank etti. :)

Ufak bir betik ile bu örümcekleri yakalayıp IP veya “user-agent” sınırlaması ile uzak tutmak mümkün olabilir. Burada bir örneği mevcut.

Çözümün devamı için tıklayın.

Ürün incelemesi: Sony Ericsson P1i

Sony Ericsson p1P1i Sony Ericsson’un akıllı telefonlar piyasasındaki son ürünü. Bu telefonu bir aydan fazla bir süredir kullanmaktayım. Dolayısı ile bu ürün için bir inceleme yazısı yazmanın iyi bir fikir olacağını düşündüm.

Şunu belirtmek gerekir ki P1i son derece gelişmiş üst düzey bir akıllı telefon. Çeşitli bağlantı seçenekleri, QVGA dokunmatik ekranı, 3.2 mega piksel otofokus kamerası, QWERY klavyesi ile iş ve multimedya özelliklerini birleştiren bir telefon.

  • Boyutlar- 106 x 55 x 17 mm
  • Symbian 9.1 OS ve UIQ 3 kullanıcı arayüzü
  • QWERTY klavye
  • 2.6″ 262 bin renkli TFT dokunmatik ekran
  • 3.2 megapiksel otofokus kamera
  • Memory Stick Micro M2 hafıza kartı
  • UMTS, Wi-Fi, stereo Bluetooth, USB, Infrared
  • Video görüşmeleri için ikinci kamera
  • Walkman kalitesi MP3 oynatıcı ve RDS’li FM radyo
  • Jog Dial
  • 440 saate kadar bekleme süresi
  • 10 saate kadar konuşma süresi

Bunların haricinde ben aldığım zaman pakete bir de Wayfinder GPS dahildi. Bir de paketin içinden Turkcell’in 150 MB hediye Internet erişimi çıktı.

Basitçe söylemek gerekirse ben kullanıyorum, mennunum tavisye ederim. Daha fazla şey öğrenmek için incelemeyi okumaya devam edin

Su Aygırı

Su aygırlarıHer ne kadar burası bir teknoloji blogu olsa da adını aldığı su aygırı konusunda br şeyler olsun istedim. Blogun isminin su aygırı olmasının başlıca sebebi su aygırlarını çok sevmemdir. Çocukken hayvanat bahçesine gittiğim zaman mutlaka ziyaret ettiğim ve seyretmekten keyif aldığım başlıca iki tane hayvan vardı. Bunlardan biri aslan, diğeri ise su aygırı idi. Kocaman kafasında küçük oynak kulakları, kocaman burunları ve şişko gövdesi ile her zaman bana çok sevimli gelmişlerdir.

İşte size su aygırı hakkında biraz bilgi:

Hipopotam kafatasıSu Aygırı (Nil Aygırı veya Hipopotam) Latince ismi Hippopotamus amphibius. Bu isim Yunanca Hippopotamos’dan geliyor. Bu da hippos at, potamos da nehir kelimelerinin birleşimi.

Yarı amfibik olan bu hayvanlar günü serin kalmak için su altında geçirirken, hava kararınca otlamak üzere dışarı çıkıyorlar. Yaklaşık 40 üyeli gruplar halinde nehir ve su birikintilerinin etrafında yaşıyorlar.

Görüntü olarak domuz ve diğer toynakları hayvanları andırsalarda su aygırının yaşayan en yakın akrabaları balinagillerdir. Boyut olarak beyaz gergedanla beraber filden sonra gelen en büyük kara hayvanı. Su aygırları, koca gövdelerine ve kısa kalın bacaklarına rağmen rahatlıkla bir insadan daha hızlı koşabilirler. Bir su aygırının ortalama ömrü 40-50 sene arasındadır.

Hayvanat bahçelerindeki popülaritesine, kurguda ki sevimli ve candan yansıtılmasına, tembel ve ağır görüntüsüne rağmen su aygırı doğa da en agresif ve en tehlikeli hayvanlarda biridir. Uzun dişlerle dolu ağzı 120 cm. kadar açılabilir. Her yıl köpek balığı ve ayılardan çok insan, su aygırları tarafından öldürülmektedir.

Su aygırları derilerinden kendilerini güneşe karşı koruyan bir sıvı çıkarmaktadırlar. Bu portakal renkli sıvı çok kısa zamanda kahverengiye dönüşür ve özellikle ultraviole ışınları süzerek güneşten korunmalarını sağlar.

Hipopotamlar başlarını kısmi olarak su yüzeyinde tutarak ses çıkarabilirler. Bu ses hem sudaki hem su dışındaki diğerleri tarafından duyulur.

Hipopotam su altındaBir hipopotam otlamak dışındaki neredeyse bütün hayatını su içinde geçirir. Su altında 4-6 dakika arası kalabilir. Nefes almak üzere su yüzeyine çıkması otomatiktir. Yani bir su aygırı uyurken bile otomatik olarak nefes almaya çıkar ve bu süre içinde uyanmaz.

Bu muhteşem hayvanlar özellikle yaşam alanları olan su havzalarının yok olması ve kaçak avcılık yüzünden yok olma tehdidi ile karşı karşıyalar.

Eğer daha fazla bilgi isterseniz wikipedia’a Hippopotamus maddesine veya Vikipedi’de su aygırı maddesine bakabilirsiniz.su

UPnP güvenlik açığı

US-CERT‘e göre UPnP kullanan ağ cihazlarını hedefleyen bir saldırı mevcut. Bu saldırı kötü niyetle hazırlanmış bir SWF dosyası içeren bir web sitesi ile çalışıyor. Kullanıcı bu web sitesini ziyaret ettiği zaman router’ın konfigürasyonunda UPnP aracılığı ile değişiklikler meydana geliyor. Bu sayede saldırgan router (veya UPnP kullanan başka bir cihaz) üzerinde istediği parametreleri değiştiriyor.

Şu an için CERT’in tek önerisi cihazlardaki UPnP özelliğini devre dışı bırakmak. Tabii ki bu özelliği devre dışı bırakırsanız UPnP’ye dayalı uygulama ve/veya özelliklerinden faydalamayacaksınız.

İçerik yönetimi sistemleri test sürüşü

Open CMS LogoZaman geçtikçe bir sürü yeni açık kaynak program ortaya çıkıyor. Özellikle intenet ile ilgili olarak açık kaynak blog sistemleri, içerik yönetim sisteleri, resim galerileri, alış veriş sistemleri vs… Tabii bu kadar sistem arasında kullanmayı tercih ettiğinizi genelde önce bilgisayarınıza çekip bir test ortamında denemeniz gerekebilir.

Çoğu zaman için bu deneme ve bir test ortamı oluşturma işi çeşitli zorluklar çıkartabilir. Ama stumbleUpon ile gezerken rastladığım bir site bu sorunlara karşı güzel bir çözüm olabilir.

opensourcecms.com adlı bu site size açık kaynak içerik yönetim sistemlerini kurmadan test etme fırsatı sunuyor. Bu site sayesinde sadece içerik yönetim sistemlerini değil daha bir çok sistemi ve betiği (script) test etme fırsatınız var. Ayrıca diğer kullanıcıların yorumları da oldukça faydalı olabilir.

En kullanışlı yanlarından biri de kullandığınız veya kullanmayı düşündüğünüz sistemlerin farklı versiyonlarını test etme ve arada ki farkı görme kolaylığı. Mesela WordPress kullanıyorsanız, ve en son versiyon 2.3.2′ye geçip geçmemeyi düşünüyorsanız buradan 2.3.2 sürümünü kontrol edebilirsiniz.

Flash ve web projeleri için bedava sesler

Soundscape LogoEğer flash ile uygulamalar ve/veya animasyonlar geliştiren biri iseniz, projelerinizde kullanacağınız kaliteli sesler bulmakta zorlanıyor olabilirsiniz. Belki etrafta kaliteli sesler sunan siteler var ama bunların büyük çoğunluğu paralı siteler. Net’te bedava sesler bulmaya çalışmak da genelde zaman kaybı olabiliyor çünkü bulduğunuz bedava seslerin kalitesi genelde düşük oluyor.

Soundsnap adında bir site profesyonelce hazırlanmış sesleri bedava olarak sunuyor. Beğendiğiniz sesi MP3, WAV veya AIFF formatında biçiminde indirebiliyorsunuz. Eğer sizde kaliteli sesler üreten biri iseniz kendi seslerinizi de soundsnap’e yükleyebiliyorsunuz.

Site şimdilik bedava ve reklamlardan gelir elde etmeyi düşünüyor. Umarım bu hizmeti bedava sunacak kadar gelir elde etmeye devam ederler.

Bloglar için yeni sıralama sistemi: RealRank

izea ranks logoGoogle’ın link satan blogları cezalandırarak PageRank’lerini düşürmesinden sonra IzeaRanks yeni bir sıralama sistemi ile ortaya çıktı.

Şu ana kadar web sitelerini sıralayan iki temel kriter var bunlardan biri Google diğeri ise Alexa. RealRank bu iki sistemin eksiklikleri gözönünde bulundurularak özellikle bloglar için düşünülmüş bir sistem gibi gözüküyor.  Google’ın PageRank sistemi kapalı bir algoritmadan oluşuyor. Bugüne kadar gördüğümüz, bunun sayfaya verilen linklerin toplamı ve kalitesi ile ilgili olduğu ve elle düzeltmelerin olduğu bir sistem olduğu. Alexa ise sıralamaları çıkartmak için Alexa Toolbar’a çok fazla bel bağladığından verileri her zaman gerçeği yansıtmıyor. Bir de tabii bloglar için önemli bir kriter olan Technorati‘yi unutmamak lazım sanırım.

Izea‘nın RealRank adını verdiği sistemin en büyük özelliği algoritmasının halka açık olması. Sayfada açıklandığına göre RealRank sıralaması şu şekilde ortaya çıkıyor: %70 günlük tekil ziyaretçi sayısı, %20 günlük aktif gelen bağlantılar ve %10′da ITK tarafından rapor edilen günlük sayfa gösterimleri.

real rank sayfaBurada problem  RealRank’in günlük tekil ziyaretçi sayısına çok fazla ağırlık vermesi olabilir. Evet günlük ziyaret sayısı önemli olabilir ama bu sayının yapay olarak “ayarlanması”çok zor değil. Bunu yapan botlar ve siteler var (Google Analytics bunları anlıyor) . Blogunuzun gerçek ziyaretçi kitlesi artmasada sıralamayı şişirebilir.

RealRank’i kullanmak için IzeaRank sayfasına giderek önce kaydoluyorsunuz. Daha sonra verilen kodu blogunuzun uygun yerine ekliyorsunuz ve ertesi gün verileri almaya başlayabilirsiniz.

Blog sıralaması için yeni bir sistem olarak gelecek vaad ediyor. Ama özellikle tekil ziyaretçi ağırlıklı algoritması ve sistemi sadece kullanmayı seçen blogları sıralıyor olması sistemin düşündürü yanları. Bir de unutmamak lazım ki bu sistem sadece bloglar arasında bir karşılaştırma yapıyor. Dolayısı ile diğer siteler ile yarışamıyorsunuz. Biraz sınırlayıcı.

Katılmak isterseniz buradan buyrun. Ne kadar işe yarar olduğunu zaman gösterecek. Unutmamak gereken bir diğer noktada henüz alfa aşamasında olması. Yani gelişme ve değişimlere hazırlıklı olmak lazım.