Sudo komutu için en iyi kullanım
Linux kullananlar bilir, sudo komutu normal bir kullanıcıya root hakları ile bir komutu çalıştırma fırsatı verir. Ama Internet’te dolaşırken gördüğüm bu resmi paylaşmadan geçemedim.

Bir su aygırının internet ve teknoloji bilgisayar ve oyun maceraları
Sudo komutu için en iyi kullanım
Linux kullananlar bilir, sudo komutu normal bir kullanıcıya root hakları ile bir komutu çalıştırma fırsatı verir. Ama Internet’te dolaşırken gördüğüm bu resmi paylaşmadan geçemedim.

Casus Domuz ile e-posta izleme sistemi
Bugün Intenet’te dolaşırken karşıma SpyPig adında bir site çıktı. Adından ve görüntüsünde belki pek anlaşılmıyor ama bu aslında bir e-posta takip sistemi. Bildiğiniz gibi bir e-posta gönderirken mesajın karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığı ve/veya karşı taraf tarafından okunup okunmadığını anlamak bir makbuz göndermesi seçeneğini seçebilirsiniz. Ama bu yöntem sadece karşı taraf bu makbuzu göndermeyi kabul ederse geçerli.
Öte yandan SpyPig (Casus Domuz) bu işi makbuzsuz halletdiğini iddia ediyor. Üstelik belirttiklerine göre sistem Outlook, Eudora, Yahoo, Gmail, Hotmail, AOL ve daha bir çok e-posta istemcisinde problemsiz çalşıyor.
Sistemi bir kaç basit adımda kullanabilirsiniz. SpyPig’in size geri dönmesini istediğiniz e-posta adresinizi ve geri dönüş mesajınızı giriyorsunuz. Daha sonra bir SpyPig resmi seçip casus resminizi oluşturuyorsunuz. Bu resmi de kopyalayıp e-posta mesajınıza yapıştırdığınız zaman iletiniz gönderilmeye hazır.
SpyPig bedava ve bir spyware veya adware içermiyor. Dolayısı ile denemesi bedava. Tek gereken gönderen ve okuyan taraflarıın HTML desteleyen bir e-posta programı kullanması.
Tabii ki sistem bir resmin görüntülenmesi esasına dayandığı için bazı sınırlamalar var. Alıcının e-posta programı otomatik olarak resimleri yüklemiyorsa ve/veya alıcının güvenlik durumu resimli iletilerin alınmasına izin vermiyor veya bu resimleri değiştiriyorsa SpyPig başarısız olabilir.
Ama gene de eğlenceli ve denemeye değer bir hizmet gibi duruyor. Buradan deneyebilirsiniz.
Blog hırsızları sizin için çalışsın
Daha önceki bir yazımızda blog kazıyıcılardan bahsetmiştik. Bu kişiler bir bot yardımı ile (veya diğer hack araçları ile) genelde RSS beslemelerinizi okuyarak kendi sitelerine koyarlar. Yani, siz blogunuzda (ya da sitenizde) bir yazı yayınladğınız zaman, bir program sizin bütün içeriğinizi (genelde RSS’den) toplar ve diğer site için kopyasını çıkartır.
Bunu yapmalarının en büyük sebebi bol içeriğe sahip bir sayfa oluşturma isteği ve bu sayfaya gelecek trafik ile reklamlardan para kazanmak. Tabii orijinal içerik oluşturmak zor olduğundan bazı kimseler bu yollara başvuruyor.
Facebook Uygulamalarını artık kendi sitenize ekleyebilirsiniz
Facebook kendi geliştirici blogunda Cuma günü yeni bir Javascript API’si ilan etmiş. Bu API sayesinde Facebook uygulamaları artık Facebook dışındaki web sitelerinde de görüntülenebilicek.
API sayesinde kullanıcılar herhangi bir site üzerinden Facebook fonksiyonlarını kulllanabilecekler ve o site üzerinde kendi ajax uygulamalarını geliştirebilecekler. Bu API sunucu tarafından çalıştırılacak bir koda sahip olmadığı için statik HTML sunabilen herhangi bir web sunucusunda bu uygulamalar çalışabilecek.
Facebook’dan Wei Zhu şöyle bir açıklama getirmiş:
Since the library does not require any server-side code on your server, you can now create a Facebook application that can be hosted on any web site that serves static HTML. An application that uses this client library should be registered as an iframe type. This applies to either iframe Facebook apps that users access through the Facebook web site or apps that users access directly on the app’s own web sites. Almost all Facebook APIs are supported.
Bu da şu demek oluyor:
Kütüphane sizin sunucunuzda hiç bir sunucu-taraflı kod gerektirmediğinden, artık statik HTML sunabilen herhangi bir web sitesinde Facebook uygulamanızı barındırabilirsiniz. Bu istemci kütüphanesini kullananuygulama iframe tipinde kaydedilmelidir. Bu ister kullanıcının Facebook üzerinden ulaştığı bir uygulama isterse uygulamanın olduğu web sunucusuna direkt erişim için geçerlidir. Neredeyse bütün Facebook API’leri desteklenmektedir.
İki kısıtlama var.
Facebook geliştirici blogundaki JavaScript Client Library for Facebook API adlı yazıdan daha fazla bilgi alabilir ve orada örnek bir uygulama görebilirsiniz. Daha da fazlasını isteyenler http://wiki.developers.facebook.com/index.php/JavaScript_Client_Library adresinden wiki’ye bakabilirler.
Bakalım Facebook’un bu hareketine rakipleri nasıl bir cevap verecekler?
Program yüklemeden torrent indirmek
Bitlet adında bir web sitesi, hiç bir program yüklemeden torrent dosylarını indirmenizi sağlıyor.
Bitlet, Java yüklü herhangi bir bilgisayarda çalışıyor. Dolayısı ile herhangi bir şey yükleminize gerek yok. Tek ihtiyacınız olan Java destekli bir web tarayıcı. Bundan sonra bitlet sayfasını açıp karşınıza çıkan kutucuğa torrent dosyasının adresini yapıştırıp, indirmeye başlayabiliyorsunuz.
Bitlet yarım kalan indirme işlemlerini devam ettirme özelliğine de sahip. Dolayısı ile bir indirme işlemi yarım kalırsa, kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
Ayrıca ek olarak bitlet, kendi dosylarınızı da paylaşmanıza izin veriyor. Java applet açık olduğu sürece dosyaları paylaşabiliyorsunuz. İsterseniz bir dosyanın bitlet linkini yaratıp onu karşı tarafın doğrudan indirmesini sağlayabilirsiniz.

Belki, bitlet henüz utorrent veya Azureus gibi tam teşekküllü bir bit torrent progamının yerini tutmayabilir ama gene de oldukça kullanışlı bir uygulama.
Burada inceleyebilirsiniz.
Google Alan adı tadıcılığına el koydu
Alan adı tadıcılığının (domain name tasting) ne olduğunu, Internet üzerinden iş yapanları veya yapmak isteyenleri nasıl etkileyebileceğini daha önce yazmıştık. Görünen o ki Google’da bu alan adı tadıcılığı olayından pek hoşnut değil. Dolayısı ile kendilerince bu konuya bir el atmışlar. Getirdikleri çözüm aslında basit. Google artık beş gün ve beş günden genç alan adlarının para kazanmasına engel olacak. En azından kendi reklam sisteminde.
Alan adı tadıcılığı kısaca bir alan adının kaydettirilip 5 günlük süre içinde herhangi bir ücret ödenmeden geri verilmesi. Bu süre içinde bir kişi ya da kurum milyonlarca alan adı kaydettirek, bu geçici sayfalar Google reklamları (veya başka reklamlar) koyuyor ve bunlardan ciddi miktarlarda gelir ediyor. Bu özellikle Google’ın Google Adsense for Domains adlı hizmeti sayesinde mümkün oluyor.
Bir mahkeme dökümanına göre Google’ın partnelerinden biri bu yöntem ile ayda 3 milyon dolar civarında bir gelir elde ediyormuş. Dolayısı ile Google’ın da bu pastadan büyük bir dilim yediğini görmek için finans uzmanı olmaya gerek yok. Buna rağmen Google bu uygulamaya karşı koyamaya hazırlanıyor.
İşin iyi tarafı ise, bu tarz siteler kapandığı zaman, alan adlarını normal bir şekilde kaydettirenler için daha fazla reklam olacak. Böylece de bu siteler daha fazla para kazanacak.
Öte yandan bu haber henüz resmiyet kazanmış değil. Jay Westerdal, Domaintools.com adlı blogunda bunu Google’ın içinde güvenilir bir kaynaktan duyduğunu ve yakında partnerlere de duyurulucağını yazmış.
Her ne kadar Adsense dışında başka reklam ve promosyon seçenekleri varsa da Google’ın bu hareketi bu sektöre büyük bir darbe indirecektir.
Google Docs’da iki yenilik daha
Bildiğiniz gibi Google’ın Microsoft Office’e rakip olmaya hizmeti Google Docs (Google Dökümanları) sürekli kendini geliştirmeye devam ediyor. En son olarak Google Presantations (Google Sunumlar) da hazırladığınız dökümanları PDF olarak kaydedebiliyorsunuz. Zaten diğerlerinde (Kelime işlemcisi ve hesap tablosu) PDF ve diğer bazı formatlarda kayır yapabiliyordunuz.
İkinci özellik ise Google Doc Uploader (Google Dçküman Yükleyici). Bu aslında daha çok Google Docs API’yi gösteren bir uygulama ama eğer Google Docs’a sık dökğman gönderiyorsanız işinize yarayacaktır. Bu bedava uygulama ile word dökümanlarınızı bir tık ile Google heabınıza aktarabilirsiniz.

Bu Google’ın kendi çözümü, ama daha önce tanıttığımız DocSyncer ile bu işlemleri zaten yapabilmektesiniz.
Çoçukluk arkadaşım İlker başımıza fotoğrafçı oldu çıktı. Bu hobisinde de oldukça ciddi. En son olarak kendine bir flaş yayıcı yapmış.
Hikayesini kendi kelimeleriyle okuyabilirsiniz.

El yapımı (DIY) flaş yayıcı (Flash Diffuser) (DIY: Do it yourself)
Siz de benim gibi fotoğrafa ucundan meraklıysanız… ama henüz makinanıza external harici bir flaş edinmediyseniz bu ilgilinizi çekebilir.
Ben pek flaş ile fotoğraf çekmeyi sevmiyorum… Bütün renkleri öldürdüğünü düşünüyorum. Ama bazı durumlarda.. özellikle karanlıkta hareketli objeler çekiyorsanız flaş kullanmadığınız zaman fotoğrafta bir bulanıklık oluyor.
Bu sıkıntım üzerine şöyle bir araştırma yapayım dedim… Amazon’da karşıma Soft Screen Diffuser çıktı. Aslında $11.95 bir şey değil ama ne yazık ki US’te değiliz. Bunu, tanıdığım en iyi mekanik dahisine, yani babama gösterdim.
Birkaç denememizde başarısız sonuçlar aldık, adı üstünde deneme. Bu denemelerin sonunda tecrübe kazanan babam yine en mükemmel çözümü üretti. Aşağıda gördüğünüz fotoğralar yukarıdaki el yapımı flaş yayıcı ile çekildi. (flaş yayıcı Türkçe de var mı yoksa ben türkçe yazmak için fazla mı kasıyorum).

Direk Flaş ile çekilen resim… Özellikle gölgeler çok keskin. Objenin öne çıkmasını engelliyor. Ayrıca fotoğrafın altında lensin de gölgesi düşüyor.

DIY Flash Diffuser ile çekilen resim. Gölgeler yayılmış. Objeyi ön plana çıkarıyor
W3 Konsorsuyumu HTML’in yeni sürümü olan 5. sürümün taslak versiyonu 22 Ocak 2008′de yayınladı. Taslak sevenler buradan bakabilirler.
Eklenen ve çıkartılan bir sürü yeni eitket (tag) ve özellik (attribute) var. Bunların dışında daha önceki HTML sürümleri ile geri uyumlu olarak tasarlanmış.
US-Cert kullanıcıları SymbianOS sistemini etkileyerek mobil ağlara yayılan bir solucan hakkında uyardı.
SymbOS/Beselo.A! adındaki virüs MMS ve bluetooth aracılığı ile SymbianOS kullanan cep telefonlarını etkileyebilir. Belirttiklerine göre solucan kendini MMS veya bluetooth ile gelen bir dosyanın içinde gizliyor. Eğer kötü kod içeren bu dosyayı kabul ederseniz solucan telefonunuzu da etkiliyor.
Şu anda zararlı dosya bilindiği kadarı bu üç dosya isminden birine sahip
Solucanın ne zarar verdiği şu an pek açık değil.
Bu solucandan korunmak için güvenmediğiniz kaynaklardan gelen MMS ve bluetooth mesajlarını ve dosyalarını kabul etmeyin. Ayrıca bluetooth’u da izinsiz erişimlerden korumak için güvenli modda çalıştırın.